21 Ağustos 2013 Çarşamba

Bir Anne ve Bebesinin Ek Gıdaya Geçişle İmtihanı

Pek çok annenin ortak kabusudur ek gıdaya geçiş süresi... Her yerde ve her zaman hiçbir ek iş, masraf, zaman, efor gerektirmeden emzirdiğimiz bebelerimiz, artık sadece anne sütüyle doymamaya başlayınca bu kadar zaman oluşturduğumuz düzen bir anda değişir.
Örneğin artık sabah kalkıp erkenden meyve püresini hazırlamak, öğlen için çorbasını pişirmek, bir gün önceden yoğurdunu mayalamak gerekir. Tabii bunları hijyenik şekilde hazırlayabilmek için ortaya çıkan bir sürü kapkacaktan ve dağılan ortalıktan bahsetmiyorum bile. Hadi bunları hazır ettiniz; minik yavrunuza bunları yedirmek resmen bir sabır imtihanı. Elde hevesle hazırladığınız yemekle masum görünen bebenize usulca yaklaşır şirin bir şekilde tebessüm eder ve ilk kaşığı ağzına tıkıştırırsınız. Ama cici bebeniz birden Çaki dediğimiz gaddar bir canevara dönüşür:)) Yediklerini ağzından üstünüze püskürtmesini mi dersiniz, ellerini bir anda ağzına götürüp sonra her yerini mama yapmasını mı dersiniz, ya da  sanki etini sıkıyormuşsunuz gibi çığlığı basmasını mı dersiniz bilemicem. Ama her türlü bebenize yemek yedirmek çok da eğlenceli değildir artık...Ben yeme olayını kolaylaştırmak için elime koca bir sepet oyuncak alıp hepsini tek tek gösterip oyalama taktiği yapıyorum. Toplamda 1 saat civarında yeme olayımız tamamlanıyor ve sonuçta yer gök yere atılan envai çeşit oyuncakla ve tabii ki etrafa sıçrayan mamalarla dolup taşıyor.

Ek Gıdaya Geçiş süresinin öncesinde temin etmeniz gereken malzemeler şunlar;

  • Bolca plastik kaşık (Beybilerin damakları hassas olduğundan demir kaşıkla yemek yedirmek olmuyor)
  • Mamalarını koyabilmek için cam kaplar, minik kavanozlar... (Ben plastik tabaktan çanaktan oldum olası hiç hazzetmem. Kaşık mecburen kullansak da mümkünse tabak ve mama kaplarını camdan seçmeye çalıştım. Yoğurt makinasının içinden çıkan uzun kavanozlarda işinizi görür. Bir de Hipp, Milupa, Hero Baby'nin meyve püresi vs. için olan hazır kavanozlarını kullandıktan sonra atmayıp biriktiriyorum. İçine yogurt, çorba, meyve püresi, her bişey koyuluyor)
  • Bir adet geniş termos (Ben bir arkadaşımın verdiği Chicco'nun şu modelini kullanıyorum ve gayet memnunum. Hergün elimde sefer tasım gibi çıkıyorum evden)
  • Bir adet mama sandalyesi. (Ben Peg Prego'nun şu modelini aldım. Henüz oturup yemek yedi mi derseniz. Açıkçası hayır, hala ana kucağında yemek yedirmek bana daha rahat geliyor. Ama normal bir model de herkesin işini görecektir, sonuçta maksat oturup yemek yemesi)...Güncelleme: Bu model kesinlikle inanılmaz hantal ve şu sıralar için gereksiz. İkea'nın en basit modeli olan mama sandalyesini aldım ve herkese onu tavsiye ediyorum. Evinizi böyle büyük eşyalarla doldurmayın ve hiç de en iyisi olacak diye dert etmeyin. Sonuçta hiçbiri saatlerce onda uslu uslu oturup bir sonraki beslenme saatine kadar beklemiyor:) 
  • Bol bol mama önlüğü (Önlükleri ben özellikle düz beyaz renkten seçtim. Çünkü leke konusunda takıntılıyım ve kayısı, elma vs lekeleri bela gibi, kaç kere yıkasanda düzgün  şekilde çıkmıyor. önce çamaşır suyunda bekletip sonra elde birkaç yıkıyorum.)
  • Cam rende (her yerde satılıyor, hiçbirinin farkı yok birbirinden. Elma ve armut püresi için ideal)
  • Yoğurt Makinası (Ben ucuz hangi markaysa ondan aldım. E-bebek'te 49 liradan satılıyordu. Kendim mayaladığımda kat kat battaniyeye sarmak, beklemek vs. zahmetli olacağı için almayı tercih ettim.Yoksa gereksiz mutfak eşyasına çok karşıyım)
  • Buhar süzgeçi(İkea'da satılıyor..Kabak, havuç vs.'nin besin değerini kaybetmeden pişirmek için)
  • Düdüklü tencere (Her  sebze buharda kolay pişmiyor ve acele yemek hazırlamak gerektiğinde, çorbalarda en pratik pişirme yolu.Onun dışında ekstra yemek pişirici bir alete bakma gereği duymadım. Neredeyse ek gıdaya başlayalı 3 ay oldu hala da gerek duymuyorum, düdüklü bana yeterli geliyor)

Yavrunun yemek yeme konusu elbette ki çok hassas ancak ben gezenti bir anne olduğum için her yerde her şekilde yemek yemeye alışması için çabalıyorum. Çorbamı mutlaka önceden pişirip hazırlıyorum. Çorbaların maksimum kullanım süresi bana göre 2 gün olmalı. Yani o gün pişirdiniz, ertesi gün mutlaka tüketmek lazım diye düşünüyorum. Mayalanan yoğurtlarda yine maksimum 2-3 gün içinde tüketilmeli.


NOT: 10 ayı geçen bir süredir hiç pimpirikli, evhamlı ve sürekli şikayet eden bir anne olmadım. Bunları söylerken övünüyor muyum? Kesinlikle evet... Çok araştırdım, çok inceledim, dinledim ve okudum. Bütün bunların arasından kendi doğrumu bulmaya çalıştım. Ve sonuç şudur; herkesin bebeği kendine özel ve her anne kendi doğrusunu bulmalı.. O yüzden burada sadece kendi yaşadıklarımı yazıyorum... Sevgiler



Blog Widget by LinkWithin