17 Aralık 2012 Pazartesi

Sare Bebek 2 Aylık


Küçük minnak kızım Sare aramıza katılalı yaklaşık 2 ay oldu. Size bu kadar sürenin mini bir özetini geçicem ama şöyle söyleyeyim bir doğuma gittiğim günün sabahını, bir doğum anını ve bir de eve geldiğimiz günü hatırlıyorum. Ondan sonrası nasıl bu kadar çabuk geçti inanılmaz. Herkes derdi çok çabuk geçiyor zaman diye ve kesinlikle haklılarmış...
Evdeki günler çok rutin geçiyor, geceleri vampir gibi ayaklanan kızım gündüzleri bol bol uyuyor ve ne kadar uğraşsam da bu düzeni şu an değiştiremiyorum. En azından gündüzleri gezmeme ve işlerimi yapmama izin veriyor, sanırım bu da bir şey:)

Yaşananları Başlıklar Altında Özet Geçersem;

Epiduralli Sezaryen ile Doğum: 9 ayın sonuna yaklaşıldığında hemen hemen her annenin doğum konusunda bir fikri oluşmuş olur. Ben normal doğuma çok uzak değildim ama zamanı belli olmayan sancılar, hastanede uzun uzun beklemeler, doğuma hazırlıksız yakalanmak vs... sebebiyle epiduralli sezaryen bana daha sıcak geliyordu. Zaten geçen sene geçirdiğim apandist ameliyatı sonrası canımın çok tatlı olmadığını da test etmiştim:) Böylece 20 Ekim'de Acıbadem Hastanesi'nde ameliyata alındım. Hastaneye saat 6 buçuk civarı gittik, önce serumla bir ilaç verdiler. Sonrasında hızla üstümü çıkarıp hastane giysilerimi giydirdiler ve sedyeyle odadan çıkardılar. Herkes kapıda heyecanla bekliyordu ve bana ağlamaya hazır gözlerle bakıyorlardı. Arkadaşlarım, ailem, tüm sevdiklerim...Ama bende nedense fazla abartı bir cesaret vardı, bir an önce bebeğime kavuşayım da hemen odama geleyim telaşındaydım...Ameliyathane benim beklediğim kocaman gri renkli çok soğuk geniş bir yer değildi, aksine bembeyaz ve küçük bir odaydı. İçeride bir sürü insan vardı. Kim ne iş yapar, benden ne yapmamı isteyecekler, nasıl olacak hiç anlamamıştım. O ara tansiyonumu ölçtüler ve çok sakin olduğumu düşünüyorken tansiyonum 14'e 8 civarı çıktı. Demek ki çok da cool değilmişim:)) Ardından birkaç gün önce tanıştığım anestezi uzmanımız Dr. Kutay Çolakoğlu  geldi. ((Boş övgülerden hoşlanmam ama bu adam hayatımdan gördüğüm, tanıştığım en mükemmel doktorlardan biri...Normalde yapmak zorunda olmadığı halde doğumun başlangıcından eşim gelene kadar elimi tuttu, saçımı okşadı. Öyle babacan bir adamdı ki eşimde ameliyathaneye girdiğinde ikimizin elini birbirine kenetledi ve heyecandan ölen eşimi sakinleştirdi. Bebeğimiz doğduğunda ise birkaç saniyelik zaman diliminde bana gösterip sonra elimizden alan hemşireyi fırçalayıp bebeğimi yanımıza verdirdi...Bir daha ne zaman karşılaşırız bilmiyorum ama bu kadar iyi bir doktor ve ondan önce çok iyi bir insan olduğu için ona teşekkür ederim...)))
Daha sonra Kutay bey cenin pozisyonu almamı istedi ve epidural iğnesini omuriliğime enjekte etti. Bir çoğunuzun içi şu an cızz etmiş olabilir ama inanın o sıra bana sinek ısırığı gibi geldi, iğneyi çıkartırlarken hafif bir ağrı hissettim o kadar. Ardından yavaş yavaş ayak parmaklarınızdan yukarıya doğru bir ısınma ve hissizlik hissetmeye başlıyorsunuz. Tam anlamıyla etki ettiğine karar verildikten sonra doktorum Ali Kumru ve ekibi içeri girdi. Zaten Ali Bey'i görünce velisini görmüş çocuk gibi el çırpasım geldi...Ardından belden aşağıma perde çekildi ve beş dakika sonra eşimi içeri alıp yanıma oturttular. Ben meraklı Melahat aşağıda neler oluyor acaba görebilir miyim diye bakmaya çabalıyorken anestezi uzmanımız eşime ''şimdi bebeği çıkaracaklar, kaydedin'' diye telefonunu oradaki hemşirelerden birine verdirdi. Demesiyle birlikte birden aşağı taraftan tüm vücudu bembeyaz sıvıyla kaplanmış, kafası aşağıda, tombalak ve ağlayan birşey çıktı. Cool olmaya çalışan ben o sırada öyle bir kopmuşum ki hıçkıra hıçkıra ağlıyorum..Gözyaşlarımdan bebeğimi göremiyorum, silmek istiyorum ama heyecandan ellerim sanki bir güllenin altından kalmışcasına hareket edemiyor. Bebeğimi tutmak istiyorum, onu hissetmek kokusunu duyabilmek, ben senin annenim diyebilmek istiyorum...Tek diyebildiğim ''Ne kadar beyazsın, ne kadar güzelsin''.
Birkaç saniyeliğine bana gösterdikten sonra bakımını yapmak üzere yandaki tezgaha yatırdılar ama ben sanki ondan ayrı kalmamalıyım gibi hemen yanıma gelsin istiyorum. Eşimle bu sefer sanki ağıt yakarcasına bir avazdan ağlıyoruz... Bütün odada benim sesim yankılanıyor. ''Benim bebeğim çok güzel, ne kadar güzel değil mi?''...
Daha sonra kızımın o güzel yanağını benim yanağıma değdiriyorlar, hayatımda bu kadar yumuşak ve mükemmel bir tene değmedim diye düşünüyorum.  Yanaklarımdan gözyaşları süzülüyor ve muhtemelen kızımın yüzünde bir yere akıyor gidiyor....
Doğum fotoğrafçımız da içeride bizi görüntülemeye çalışırken ben içimden kıza saydırıyorum; ''önümde durma, kızımla başbaşa olmak istiyorum'' diye.. Ama mecbur anısı kalmalı ya söylediği şekilde ona doğru bakıyorum. Ama benim poz hiç değişmiyor; gözlerim sürekli yaşlı durmaksızın ağlıyorum....
Bebeği alıp banyo için dışarı çıkarırlarken eşim de yanımda ayrıldı. O da benim gibi hem içeride hem dışarıda non-stop ağlamış...Bense herkes dışarıda beni bekliyor, en önemlisi kızım bekliyor diye Ali bey bir an önce dikişlerimi halletse de çıksam gitsem telaşındayım... Daha sonra işlemler bitti ve beni odaya çıkardılar...Epiduralli ameliyatımın hikayesi kısaca bu kadar. Ameliyat yerimin acısını sadece 4-5 gün yaşadım; ilk 2 gün acılar zirvedeyken sonraki birkaç gün çok daha azaldı...Doktorumun hastaneden ayrılırken verdiği ve özellikle kullanmamı söylediği ağrı kesiciyi bile kullanmak istemedim...

Göğüs Yaraları: Sezaryen sonrası benim de sütüm maalesef geç geldi. Hastanede   gelebilmesi için çok uğraştım. Hatta kendi pompalarıyla denedim ama yok olmadı, bir iki gece, az da olsa mama takviyesi yapıldı. Eve geldikten sonra yaklaşık birkaç gün yine sütüm çok fazla gelmedi ve kızım açlıktan uyuyamadı, ağladı ağladı... Ancak çok şükür sonrasında her şey yoluna girdi. Ama bu seferde göğüslerin yaralanması çıktı ortaya. Arkadaşlar, benim kendi şahsi kanaatim ne kadar bir iki ay önceden göğüs kremleri kullanırsanız kullanın -ki ben 2 ay önce e vitamini ve Lansinoh kullandım- hiçbir faydası olmuyor. Eğer bebeğiniz emmeyi düzgün yapamıyorsa ve siz de sütünüz gelmediği için hırsla emzirmeye çalışıyorsanız maalesef göğüsleriniz haşat oluyor. Ben ki dirayetliyimdir neredeyse bir hafta süresince her emzirdiğimde elimin üst tarafını ağzıma bastırıp hıçkırıklarım bebeğimi ve evdekileri uyandırmasın diye o şekilde ağlıyordum. Sanki hiç geçmeyecekmiş, hayat boyu bu ağrıyı çekecekmişim gibi hissettim. Herkes bir şey önerdi ve ben o kadar çaresizdim ki hiç ikiletmeden hepsini tek tek denedim. Bence bu konuda kesin çözüm; zaman... Birkaç hafta içinde azabım sona erdi ve her şey yoluna girdi.

Gaz Problemi: Bebeklerin gaz sorunu neredeyse bebeklerin doğum paketiyle beraber geliyor. Kiminle konuşsam benimkisi de çok gazlı bir bebekti diye cümlesine başlıyor. E iyi de ne yapmak lazım bu konuda? Yine her konuda olduğu gibi herkesin mutlaka bir tavsiyesi var. Kimi diyor ki; sen üşütme ki o da üşütmesin, soğuk su içme ki ona etki etmesin, gaz yapıcı şeyler yeme ki gazın ona geçmesin, bebeğin ayaklarını ve karnını çok iyi sar ki gazı artmasın, kimyonlu su yap, rezene çayı iç gazın gitsin,  vs. vs... Peki kardeşim hepsini yaptım diyelim yine gazı varsa ne olacak? Bu soruya kimsenin yanıtı yok maalesef. Ben hepsini sırf insanların ağzı kapansın diye uyguladım. Ve bebeğim yine gazlı yine gazlı... Bu kadarcık bebekten bu potansiyel nasıl çıkıyor anlamıyorum ama bu bazı bebeklerin doğuştan gelen bir özelliği sanırım ve ne yapsan olmuyor.

Gaz için çeşitli ilaçlar da denedim. Sab Simplex, Biogaia, Babix-Zen vs. gibi..Şu anda sadece Biogaia ve Babix'i kullanıyorum. Biogaia'yı özellikle akşama doğru veriyorum ve sanırım biraz daha faydasını gördüm. Sab ise ilk ay herkesten çok etkili oldu gibi yorumlar duyduğum için sürekli kullandığım bir ilaçtı ama bir haftadır vermemeyi denedim ve gazında hiçbir gerileme yada ilerleme olmadı. Şimdi Türkiye'de olmayan ama sihirli kabul edilen bir ilaç duyduk Sare'nin Amerika'ya giden dedesine sipariş ettik. Eğer sonuç hakikaten mucizevi ise mutlaka paylaşırım....Şu anda gaz için uyguladıklarım; her emzirme sonrası mutlaka gazını çıkartmaya çalışmak, yüz üstü yatırmak, ara sıra ütülediğim sıcak havluları karnına koymak... Onun dışında yediklerime öyle abartı dikkat etmiyorum, çünkü bunun kesinlikle bir etkisi olacağına inanmıyorum. Doktorumun dediği ''senin yediklerin senin bağırsaklarına etki der, sütüne geçmez. Sadece baharatlı vs. tarzı şeylerin aroması, alkol, antibiyotik, sigara sütüne etki eder...'' Açıkçası ben yine vicdan azabı duymamak adına özellikle bir hafta hep yediklerime içtiklerime dikkat ettim, notlar aldım. Ama gaz konusunda değişiklik olmadı. Şimdi canım ne isterse yiyorum, içiyorum. Bazı geceler kuzu gibi uysal ve sessizken, bazı geceler o güzelim prenses oluyor bir Chucky'nin gelini.. Yapacak bir şey yok, gülü seven dikenine katlanır...

Emzirme sorunsalı: Emzirme düzenini anlamak ve buna alışmak çoklu denklem çözmekten bile daha zor arkadaş. Kimi diyor ki ben bebeğim her ağladığında emzirdim, kimisi de saat tutup emzirdim...Doktorumun dediği de 3 saatte bir her göğüste 13'er dakika tutmak.. Ve ben hepsini denedim tabii ki. Ama şu anda her 2-3 saatte bir bebeğimin ne kadar isterse o kadar emziriyorum, yani kendi içgüdülerime göre...Çünkü herkesin sütünün gelme miktarı farklı, bebeğinin emme durumu, isteği farklı.. Özellikle son süt olayından dolayı bebeğin o göğsü tam bitirdiğinden emin olmadıkça diğerine geçmiyorum.Ya da bir sonraki emzirmede yine ondan başlıyorum.

Mahalle Baskısı ve Düşük Çeneler: Hamileyken çevrenizdeki insanların şunu yap bunu yapma'larını zaten çok duymuşsunuzdur. Doğum sonrası bu yorumlar dört katına çıkıyor ve kime selam verseniz herkes pedagog, çocuk doktoru, psikolog, beslenme uzmanı vs. kesiliyor başınıza. Hepsi de farklı şeyleri savunmasına rağmen hep en doğruyu bildiklerini düşünüyorlar... Normalde yorumlara kafa tutan ve cevap veren biri değilimdir, en ahmakça söylemlere bile kafa sallayıp ''tabii, doğrudur'' derim. Ama sizinki de kafa yani saksı değil, doldukça doluyor ve tahammül sınırınız kalmıyor. Geçenlerde eczaneye bebeğime gaz ilacı almaya gittiğimde bir teyze hemen ''sen kendini üşüttün kesin ondan gazlıdır, böyle çıplak gezme'' diyiverince kadına sanki kan davalımmış da öldürecekmişim gibi bakmışım. Açıkçası insanlar bir yararı olur diye iyi niyetle bu tarz yorumları yapıyor biliyorum ama bu dönemlerde yoruma açık bir hali kalmıyor ki annelerin. Zaten yorucu bir dönem, bebeğinize en güzeli yapabilmek için çabalıyorsunuz, insanların sizi yetersiz görmesi ya da boş boş konuşup, eski adetleri ''biz şöyle yapardık böyle yapardık'' diye söylemesi sinir bozucu. Ben çevremdeki benim gibi yeni annelere ya da hamilelere içlerinden geldiği gibi davranması gerektiğini söylüyorum. Bu kadar doğru içinde en doğrusu sizin içinizden gelen olmalı...İnternetin, kitabın, eğitimin olmadığı uzak yerlerde de anneler bebeklerini büyütüyorlar, elbette bilginin zararı olmaz ama fazla bilgi kirliliğinde kimseye yararının olacağını düşünmüyorum. Şimdilerde boş boş konuşan insanlara ''ben gereken herşeyi fazlasıyla yapıyorum, teşekkürler'' diyerek kibarca susturuyorum...

Doğum Sonrası Depresyonu: Böyle bir olgunun şehir efsanesi olduğunu düşünsem de gerçekten var olabileceğini anladım. Açıkçası ilk günden itibaren depresif bir ruh haline hiç girmedim ya da bebeğime ve çevremdekilere karşı olan davranışlarımı etkileyecek bir şey yaşamadım. Ama gözyaşlarım hep hazırda akmak için bekledi durdu. Kızımın doğum videosunu her izlemeye kalktığımda şarıl şarıl ağladım. Hala izlemiş değilim zaten:) Mutluluktan ağladım, arkadaşlarım, sevdiklerim her ziyarete geldiğinde duygusallaşıp ağladım, hatta reklamlarda bile ağladım. Ama bu böyle bir süreç ve iyi ya da kötü atlatmak biraz sizin elinizde. Bebekle başa çıkmaya çıkarken yorulup bunaldığınızda destek isteyin. En kötü o uyurken bir bahaneyle markete gidin, ben evde süt bitmiş çok önemli diyip az mı firar ettim:) Sizin iyi hissetmeniz en önemlisi...



25 Ekim 2012 Perşembe

İyi Bayramlar

Herkese İyi Bayramlar, çok şükür kızımız Sare aramıza katıldı. Günler çok hızlı geçiyor yaklaşık 5 gün oldu bebeğimize kavuşalı. En kısa zamanda kendimizi bir toparlarsak uzun uzun yaşananlarla ilgili yazı yazıcam:))) ...Sevgiler
579136_10151259336495469_474223473_n

5 Ekim 2012 Cuma

Christian Louboutin'den Bilgisayar Delilerine Özel

Şu bir gerçek ki hangi marka olursa olsun neredeyse hepsi tasarımlarını bir şekilde populer trendlere ayak uydurmak zorunda kalıyorlar. Topuklu ayakkabıları ve kırmızı tabanıyla ünlü Louboutin bile kalkıp bu sene artık her markada gördüğümüz şu sneaker'lardan tasarlamış. Gerçi Geek'lere (bilgisayar delilerine) özel şirin bir model olsa da, bence çizgisinden şaşmamalı diye düşünüyorum.O bol bol aşık olacağımız ve iç geçireceğimiz modeller üretsin . Haaa hediye gelse kullanmaz mısın derseniz, yok seve seve kullanırım... Ayak numaram 39 bu arada:D Sevgilerr

design-fetish-geek-sneakers-2
design-fetish-geek-sneakers-3
design-fetish-geek-sneakers-1


2 Ekim 2012 Salı

J.Lo Çok Güzelsin Yahu...

Jennifer Lopez hep çok güzeldi ama eşinden ayrılalı daha da bir güzelleşti kadın sanki. Kesinlikle ışıldıyor  yahu...Paris Moda Haftasında baştan aşağı giydiği Chanel elbisesi, siyah ceketi,ayakkabısı ve çantasıyla hiç olmadığı kadar havalı geldi bana. Özellikle beyaz dantel detaylı ve göğüs dekolteli elbisesi şahane...
FFN_IMAGE_50904023|FFN_SET_60054892

FFN_IMAGE_50904015|FFN_SET_60054892


1 Ekim 2012 Pazartesi

Elbise Şeklinde Süslü Peçete Yapımı

Artık süslü organizasyonlar, değişik hazırlıklar, temalar çok bir moda oldu. Bir ara yurt dışı partilerini görüp ''nasıl yapıyorlar bunları nasıl bir vizyon vay be'' derdim, ama şimdi bizim organizasyon firmaları da hiçbirinden aşağı kalmıyorlar. Ben hastane odası süslemeleri ve tüm organizasyonları gözüm kapalı şekilde Pofuduk Bezler isimli firmaya teslim ettim. Yöneticilerinden Didem'le sanki yıllardır tanışıyor gibi acayip bir iletişim oldu aramızda ve kafamdakileri ona aktardığımda bir daha beni ikiletmeden oluşturmaya başlamıştı bile. Didemler sadece doğum-hastane odası süsleme değil, baby shower, mevlüt, kına, vaftiz vs. gibi organizasyonlar ve yeni doğan hediyeleri, pasta, kurabiye, çiçek gibi birçok şeyi de başarıyla yapıyorlar. Arkadaşlarımın ve annemin ortak hazırladığı sürpriz baby shower partisinde Didem'le yeniden iletişime geçip bana inanılmaz bir pasta kurgulamışlar. Bana öyle gelmiş olabilir bilmiyorum ama ben pastayı görünce inanılmaz beğendim. Görüntüsü de tadı da acayip güzeldi. Normalde huyum olmamasına rağmen bebişimi temsil eden popolu ayaklı pasta hamurunu alıp saklamaya karar verdim. O kadar tatlı ki; sanırım zaten küçük olan buzdolabı difrizimde uzun süre yer tutacak:)) Eğer Pofuduk Bezler'le ilgili biraz daha bilgi almak istiyorsanız buraya ışınlanın.
İşte bizim minik kızımız Sare'nin adına hazırlanan ilk pastası....
800_0210

Organizasyonlardan bahsediyorken geçen gün rastladığım bu sitedeki şirin mi şirin elbise şeklindeki peçeteyi paylaşmadan edemedim. Henüz yapmayı denemedim ama mutlaka misafirlerime denemeyi planlıyorum. İstediğiniz renk ve desenlerde deneyebilirsiniz. Hatta pullarla bile süslenebilir sanırım. Baby shower'lar ve kız arkadaşlarınızla çay saati davetleriniz için bence hoş bir sunum olacaktır.
napkin-dress-12

napkin-dress-11

napkin-dress-8

napkin-dress-7

napkin-dress-6

napkin-dress-5

napkin-dress-4

napkin-dress-2

napkin-dress-1
source

23 Eylül 2012 Pazar

Hamileler İçin İhtiyaç Listesi


Bir önceki yazımda da bahsetmiştim; daha önce bir çok arkadaşımdan doğum  öncesinde hazırlık yapmam için bana bir ihtiyaç listesi hazırlayıp vermelerini istemiştim. Sonra da internetten kendi araştırmamı yapıp bana göre kendi ihtiyaç listemi hazırladım. Şimdi bakınca çok enteresan geliyor. Çünkü her biri listelerini elime tutuşturduğunda sanki hiyeroglif yazıları gibi gelmişti. Titreşimli ana kucağı, sterilizatör, burun aspiratörü vs... Şimdi birkaç ay içinde hepsinin işlevlerini, işe ne kadar yarayıp yaramayacaklarını, markalarını ezbere öğrendim. Bu yüzden eğer yeni bir anne adayı iseniz sakın endişe etmeyin. El mahkum iş başa düşünce gerekli olan şeyleri öyle güzel öğreniyorsunuz ki... Aşağıdaki liste benim kendimce gerekli olduğunu düşündüklerimi kapsıyor. Ben kendi evim civarı ve ulaşabileceğim yerlerde olduğu ya da bana daha uygun fiyatlı geldiği için aldığım yerleri de yazdım. Artık her şey hemen hemen her yerde olduğu için siz kendinize göre araştırmanızı yapabilirsiniz.
Bir de benim kendi tavsiyem eğer çevrenizde bebekli bir arkadaş grubunuz varsa onlarla yardımlaşmayı deneyin. Ben bu konuda inanılmaz şanslıyım. Hamile giysilerinden tutun, pek çok malzemeye kadar çevremdeki arkadaşlarımla paslaştık. Ben açıkçası hiç bu konuda kompleks yapan ya da ön yargıyla yaklaşan biri değilim. Ben de birçok şeyi arkadaşlarımla paylaştığım gibi onlarında bana kullanmam için verdiklerini seve seve kabul ederim. İlk çocuk olmasından dolayı belki bu konuda hassas olabilirsiniz ama şöyle düşünün bebekler çok hızlı büyüyor ve sürekli bedenlerinde değişim oluyor. Heveslenerek aldığınız pek çok şeyi belki bir yada iki kere giyecekler...Bunun yerine kendinize ya da ona daha yararlı bir şeyler alabilirsiniz...Onun dışında bazı bebek malzemeleri var ki bebeğin huyuna suyuna göre kullanımı değişiklik gösteriyor. Atıyorum heves ederek aldığınız bir ''kanguru'' yu belki bir arkadaşınız bebeğinde sürekli kullanıyorken sizin bebe maalesef kullanmayı bir türlü istemeyebilir... Bu gibi sebeplerden dolayı ya önce deneyin ve test edin alın, ya da çevrenizde sizinle paylaşmaya gönüllü olan insanlardan bu tarz malzemeleri kabul edin. Bir de bazı internet sitelerinde ikinci el malzemeler de satılıyor. Örneğin park yatak, beşik, sterilizatör vs. gibi bebeklerde kullanımı kısa süren ve bu sebeple çok yeni olan şeyler de bulabilirsiniz. Gittigidiyor ve e-bebek'in ikinci el bölümünde aradığınız şeyleri bulabilirsiniz.

Bir sonraki yazımda da Hastane için Hazırlık Çantası Listesi 'ni yazarım sanırım. Umarım bunlar işinize yarar. Her türlü konuda soru sorabilirsiniz, tecrübe konusunda iddialı değilim ama iyi bir araştırmacı olduğum için elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sevgiler hepinize....
  •       Dolap İçin Askı (Ben Eminönü’nden aldım. Pembe ve mavi kumaşlara sarılmış, kurdeleli çok şirinler.5 li paketler halinde 6 paket aldım. Yanılmıyorsam paketin tanesi 7 buçuk liraydı ama pazarlıkla 5 liraya veriyorlar.)
  •     Portatif Oyun Yatak (Bebek doğduktan sonra ihtiyaç varsa alınabilir)
  •     Dönence (Fisher-Price'ın herhangi bir modeli olabilir. Ben almadım henüz)
  •     Kanguru (Bebek doğduktan sonra ihtiyaç varsa alınabilir)
  •      Banyo Küveti (En baz ve ucuz model alınabilir)
  •     Banyo küvet içine file (e-bebekte satılan içi köpüklü versiyonu aldım)
  •     Banyo şampuanı+sabun+vücut şampuanı+krem (Ben Mustela aldım ama Sebamed’in de olabilir)
  •     Banyo Havlusu (Başlıklı ve Normal 2’şer tane yeterli olacaktır. Özellikle bir tarafı tülbentli olan versiyonlar çok güzel. Bebeğin yeni doğduğunda cildi çok hassas olacağı için havlunun yapısı biraz sert kalabilir. Bu yüzden tülbentin yumuşak dokusu daha iyi olacaktır bebeğinize. Ben Dodanlı’dan aldım havlusunu. Eğer tek tarafı tülbentli bulamazsanız,  bir-iki tane büyük tülbent alıp banyo havlusuna sarmadan önce kullanabilirsiniz.)
  •     Banyo için plastik oyuncak
  •     Maşrapa (Yine en baz ve ucuz modeli alabilirsiniz. Nasılsa hepsi aynı işi görüyor)
  •     Banyo Süngeri (Ben 1 tane normal sünger,  bir tane de aktarlarda da satılan doğal banyo süngerinden aldım.E-bebek'te, Mothercare'de de bulabilirsiniz.Hatta Bodrum, Çeşme gibi tatil yerlerinde de bolca satılıyor)
  •      Pişik Kremi (Desitin aldım)
  •      Kirli Sepeti ya da Torbası (Mobilyayı aldığınız yerden varsa eğer rica edebilirsiniz ya da Koçtaş versiyonu yerlerden de alınabilir)
  •     Çekmece İçlerine Hasır Sepet (Ben ufak parça olan giysilerini koymak için aldım. Koçtaş, ikea, Bauhaus tarzı yerlerde de var, bir milyoncu diye tabir ettiğimiz uygun fiyatlı alışveriş dükkanlarında da var)
  •     Kirli Bezi İçin Özel Çöp Kutusu (Ben almadım)
  •     Kusmuk Bezi+Tülbent (Dodanlı’dan paket halinde aldım. Bol bol almakta fayda var her zaman kullanılır. Banyodan sonra kulaklarını, boynunu silmek için, terini silmek için vs...Her yerden alabilirsiniz)
  •     Yatak çarşafı+Nevresim Takımı (Yatak içine şimdilik 1 takım süslü alınabilir. Bunu mobilyayı aldığınız yerden de hediye olarak verebilirler. Ya da 1 takım set halinde alabilirsiniz. Birkaç ayda fazla beşikte yatacağı için çok almaya gerek yok bence. Bende sadece bir takım var  şimdilik. Ama beşik için İkea’dan 2’li paketlerde satılan lastikli çarşaflardan aldım. Lastikli çarşaf özellikle normal çarşaf gibi dağılmadığı ve toplanmadığı için daha uygun gibi.)
  •     Yatak ve beşik için koruyucu alez (İkea’da uygun fiyatlarda satılıyor.Her yerden bakabilirsiniz.)
  •     Mama önlüğü (Ben düz beyaz ve arkası naylonlu olanlardan aldım, makinada çok sık yıkanacağı için renginin çabuk döneceği bir şey tercih etmemekte fayda var. Mothercare’deki çoklu paketler halinde satılanlar kullanışlı. Ama tabii süslü olanlarda gezmede şirin oluyor) 
  •     Battaniye (Yüzde yüz pamuk+yün ve polar olmak üzere yaklaşık 6-7 tane aldım. Zaten birkaç tane de daha doğmadan hediye geldi. Battaniye hep ihtiyaç, ne kadar olursa olsun kullanılıyor)
  •     Dolap içlerine örtü (Kendiniz kumaşını alıp isterseniz minik ince dantellerle birlikte overlok çektirerek yaptırabilirsiniz)
  •     Islak Mendil (Yeni doğan bebekler için kimyasal olmaması adına sadece su ve pamuk birleşimi olan ıslak mendilleri kullanmayı tercih ettim. Uni baby’nin yenidoğan ıslak mendili iyi bir seçim. E-bebekte satılıyor.Onun dışında eğer evdeysek zaten sürekli poposunu açıp yıkamayı tercih edicem)
  •     Çamaşır Deterjanı (Dalin ya da Hacışakir Granül sabun güzel. Ben bir de denemek için sadece e-bebek'te satılan bir markayı aldım.)
  •     Bebek Bezi (Bebek bezini abartı almamakta fayda var. 1 paket 1 numara+2 paket 2 numara ilk ay işinizi görecektir. Bez dediğin şey artık nasılsa bakkalda bile satılıyor…)
  •     Tırnak Kesme Makası+Törpüsü (Chicco’nun güzel)
  •     Biberon seti+iç temizleme fırçası (Avent’in gaz yapmayan özelliği var, bunu tercih edebilirsiniz. Ben Tommee Tippee'nin boy boy olan setinden aldım Amerika'dan baya bir ucuza geldi)
  •      Ateş ölçer (Her markanın alabilirsiniz)
  •     Bebek anı defteri (Nezih, D&R, kırtasiye  vs. yerlerde satılıyor. Ya da kendiniz bir defter alıp işinizi görebilirsiniz)
  •     Titreşimli Ana Kucağı (Fisher-Price'ın hayvan konseptli bir modelini aldım)
  •     Fırça-Tarak Seti
  •     Kulak Çubuğu (Çok kullanır mıyım zannetmiyorum, kulaklarını tülbentle temizlerim diye düşünüyorum çünkü kulak hakikaten hassas bir organ ama ben yine de evde bulunsun diye aldım)
  •     Oda ve banyo termometresi (Ben gerek görmedim. Açıkçası bu kadar kolaya alışmak istemiyorum. Çünkü biz gezginci bir aileyiz, sürekli kendi evimiz dışına bir yere gittiğimizde keşke termometremiz olsaydı diye afallamak istemiyorum.Yaşa ve öğren!!!!)
  •     Burun aspiratörü (En baz  modeli alınabilir, ben evde bulunsun kış ayına denk geliyor bizim bıcırık belki ihtiyaç olur diye aldım)
  •      Jimnastik Merkezi (3.ay dan sonrası için lazım. Aciliyeti yok)
  •     Sıcak su Torbası (Ben gerek görmedim)
  •     Emzirme Yastığı (Ben almadım, arkadaşım verdi. Uygun fiyatlısını da alabilir, kendinizde internetten modeline bakıp yapabilirsiniz ya da evdeki yastıklarla işinizi görebilirsiniz.t)
  •      Süt Sağma Pompası (Bebek doğduktan sonra ihtiyaç varsa alınabilir ya da hastanelerden kiralabilir)
  •     Emzik (1-2 adet normal yenidoğan ve 1 adet kauçuk yenidoğan yeterli olacaktır. İhtiyaç varsa yine sonrasında alırsınız)
  •     Emzik Kutusu (Şimdilik en baz ve ucuz model alınabilir.İleride bebeğin emziğe alışma durumuna göre alırsınız)
  •     Termos ((Bebek doğduktan sonra da alınabilir)
  •     Alt Açma Pedi (Can Bebe ya da Dalin’in kullan at pedleri paket halinde alınabilir. Arzu ederseniz bir tane de süslü misafirlik için alınabilir)
  •      Mevlüt Elbisesi Bebeğe (Doğum sonrası dışarı rahat çıkamama ihtimaline karşı şimdiden alınabilir)
  •      Gece Yatış İçin Tulum (Eğer kış dönemine denk geliyorsa özellikle tulum lazım. Ben İkea’dan aldım)
  •     Bebek İhtiyaç Çantası (Çok pahalı birşey almaya gerek yok. Bol gözü ve cebi olsun yeter.Bir süre sonra sırt çantasının daha kullanışlı olacağını söyleyen anneler çoğunlukta)
  •     Buhar Makinası+Biberon Sterilizatörü+ Biberon Isıtıcı (Bebek doğduktan sonra ihtiyaç varsa alınabilir)
  •      Telsiz (istediğiniz markayı alabilirsiniz)

Sizin İçin
  •      Emzirme Örtüsü
  •     Göğüs Pedi ( Avent'in aldım, Bebedor'da güzel
  •          Karın Çatlakları İçin Krem (Amerika'dan Palmer's denilen bir krem almıştım. Orada bayağı bir reklamı yapılıyordu. Ama Türkiye'de Gratis'te aynısı daha uygun fiyata satılıyormuş:) Onun dışında fısfıslı bir şişeye zeytinyağı koydum ve banyo sonrası bol bol onu sürdüm. Hatta en güzeli de o. Hiç masraf yapıp pahalı bir kreme almaya gerek yok yazık günah. Maşallah çatlağım hiç olmadı)
  •     Emzirme Sütyeni (Mothercare+E-bebek…her yerde bulabilirsiniz. Ben şimdilik 2 tane aldım, doğum sonrası bedenime göre tekrar almayı planlıyorum)
  •      Evicap E vitamini kapsülleri ve Lansinoh Göğüs Kremi (Emzirme Dönemine hazırlık için 1-2 ay önceden alınıp sürülmeye başlanabilir. Daha sonrasında da kullanabilirsiniz)

17 Eylül 2012 Pazartesi

Tembel hamişden sevgiler

Neredeyse iki ay olmuş bloğa konu girmeyeli ve bu kadar süre araya girince endişe dolu mailler gelmeye başladı:D Yazabildiklerime tek tek cevap verdim ama eğer unuttuğum birileri varsa n'olur kusura bakmasın. Bazen kafam öyle dolu ki hakikaten bir saat önce ne yaptığımı hatırlayıp söyleyemiyorum bile.
Bu kadar zamanda ne mi yaptım? Öncelikle kocaman bir maşallah diyeyim; 8 aylık oldum. Bugünden hesaplarsak Allah nasip ederse yaklaşık 30 civarı günüm kaldı kızımıza kavuşmak için. Bu süre içinde hayat hep onun için koşturmakla geçti diyebilirim. Tabii ki bunlar sanırım bugüne kadar düğün telaşı dışında uğraştığım en güzel en tatlı telaşlardı. Önce kızımızın odasını yetiştirmek için uğraştık. Çünkü malum doğuma kadar bir an önce gelip kokusunun çıkması, eşyaların yerleştirilmesi vs. gerekiyor. Uzun zamandır aklımda olan bir model vardı hatta modelini bir dergide görüp aylarca yanımda taşımıştım.  Çok şükür birebir istediğim gibi  temin edebilen bir mobilya firması bulduk. Onlar henüz gelmeden odamızı ona göre boyadık, duvar kağıtlarıyla süsledik... Sonra doğum için hastane odamızı süslemek ve gelen misafirlerimizi daha güzel ağırlamak için harika bir organizasyon firmasıyla anlaştık. Hastanede verilecek olan hediyeleri daha orjinal olsun diye  ben kendim yapmak istedim ve bunun için Eminönü'ne koca göbüşümle keşfe çıktım:D Ama maalasef elim boş döndüm. Daha sonra  internetten sipariş alan bir yerle anlaştım ve şimdi yaklaşık 150 adet hediyeyi süsleyip hazır hale getiricem....
Onun dışında kızımızın anı defterini yine ben yapmak istedim ve kırtasiyeden aldığım defteri keçe ve evdeki birkaç değişik malzemeyle süsledim.Kızımızın odasından tutun neredeyse bütün konsepti tesadüfi şekilde kuş oldu. O yüzden defterinde yaprak şeklinde, kaleminde ise içi pamuklu çift taraflı kuşlar hazırladım. Kalemini bir türlü çekemedim ama diğer hazırlık fotolarımla birlikte onu da eklerim inşallah. Sizde kendi anı defterinizi süsleyebilirsiniz inanılmaz kolay...
800_9723k

Bu bıcırıklar daha dünyaya gelmeden hem ihtiyaçları, hem de masrafları inanın sizden bin kat fazla oluyor. Ben çevremdeki bebekli arkadaşlarımdan farklı farklı liste hazırlamalarını istedim ve sonra internetten araştırarak bana göre gereksiz olanları eledim. Bir sonraki konu başlığı olarak bu ihtiyaç listesini eklemeyi düşünüyorum...
Şimdilik bu kadar, hepinizi kocaman öpüyorummm...



10 Temmuz 2012 Salı

Bu Seneki Favori Bikini ve Mayo Modellerim

Malum bu sene tombiş bir anne adayı olduğum ve maalesef  bu halime göre de çok havalı modeller bulamadığım için bu sene koca güneş gözlüklerim, çanak anten büyüklüğündeki kamuflaj şapkam ve kitaplarımla sahilin bir köşesinde entellektüel bir hava içinde takılıyor olacağım:) En acısı ise annemin daha önce burun kıvırdığım o leopar desenli, cafcaflı, alaca bulaca renkli tüm o geniş ve rahat bikinilerini giymekten başka bir çaremin olmaması:))) Çünkü almaya kalksam hem ekstra masraf, hem de bir daha giymeyeceğim (Allah mecbur etmesin) şeylere para harcamak açıkçası hiç mi hiç istemiyorum...O sebeple kaderime razı gelip elde ne varsa tıpış tıpış giyinip kimseye görünmemek için dua okuyup oturcam:D
Ama bir sonraki sene için öyle güzel planlar hazırladım ki cep telefonumun not köşesine kaydettiğim bu planları ara ara okuyup kendime moral veriyorum. Bir de pinterest 'de kaydettiğim güzel elbiseleri, ayakkabılara bakıp belki yakında kavuşacağız diyerek iç geçiriyorum. Yine pinterest'ten derlediğim bu mayo ve bikini modelleri eski formuma kavuşur kavuşmaz almak istediklerim arasında.
_6663014
_6505041
81205599500539323_Kxhi5wBQ_c
59391288806446870_AZSJY5dN_c
202099101998699560_Y3pNN3fQ_c
162411130281988887_ayrqcaug_c
106186503683825634_bFI5s41l_c
48484133458502791_f0QngrVF_c


Dantel ve Tül Pembeyle Birleşirse Ne Olur?

Normalde dantel ve tül detayının hastasıyım hele bunlar bir de pembe renkli olursa bana kalp krizi bile geçirtebilir:)) Uzun zamandır bloğumda konuk etmediğim Olivia Palermo karşımıza bu çok cici şort ve bluz kombinasyonuyla çıktı. Üzerindeki yarasa kollu bol tül ve dantel detaylı bluza bittim. Herşeyle mükemmel durur bence, hatta açık renk bir jean üzerine bile kullanılabilir. Sırf eleştiri olsun diye konuşursam boncuk detaylı siyah ayakkabısını  ve gri tonlardaki el çantasını çok beğenmedim. Böyle zımbalı, büyük boncuklu vs. tarzı ayakkabılar biraz daha vamp giysilerle kullanılmalı. Bu kombinasyonun altına biraz daha romantik görüntüsü olan açık renklerde cici bir ayakkabı olabilirmiş. Ama dediğim gibi sırf eleştirmek için konuşuyorum. Yoksa Olivia'nın kanıtlanmış zevkine laf söylemek üzerimize mi düşmüş:D  Bu arada gözlüklere dikkat çekerim. Cat style (kedi modeli) dediğimiz gözlükler şu sıra inanılmaz moda. Amerika seyahatinde kendime kıyıp aldığım en güzel şey olan Tory Buch'un benzer modelini şu sıra hiç çıkarmamacasına kullanıyorum.Hemen hemen pek çok tasarımcı bu modeli yeni sezonda kullanmış durumda...
26599454019818077_9bYswGaJ_c
26599454019818072_U4gTSb46_c

25 Haziran 2012 Pazartesi

Eski Kumaşlardan Kilim Yapımı

Herkese merhaba, bu tembel hamile yine nerelerde diye düşünüyorsanız buralardayım:)) Gerçi 2 hafta önce seyahatteydim ve döndükten sonra da bir türlü kafamı toparlayıp yazı yazamadım. Çünkü aklımda gittiğim Amerika seyahatiyle ilgili uzun bir yazı yazmak vardı ama o kısım işte biraz üşendirici geldiği için hep erteledim bloğu.  Seyahat yazılarını normalde gerçekten çok severek yazıyorum çünkü biliyorum ki birilerine en azından bu konuda bir yardımım oluyor...O yüzden en kısa zamanda Amerika'yı detaylı anlatan yazımı hazırlicam.
Neyse konumuza gelirsek diy (do-it-yourself/kendin yap) konulu herşey ilgimi çekiyor. Hatta modaya bu kadar bağlı olmasam bloğumu tamamen buna adayabilirim bile. İlgimi çeken diy projelerinden biri de bu eski kumaşların değerlendirildiği örgü kilim oldu.
Friendship denilen bileziklerin yapımının birebir aynısı. Birinci sıra kumaştan başlayıp sona kadar tek tek birbirine ilmik ata ata ilerliyorsunuz. Eğer ayrıntılı nasıl olduğunu merak ediyorsanız sizi buraya alalım. 
Bana yapması çok eğlenceli geldi, mutlaka pembeli morlu renklerle denemem lazım. Teras ya da balkon kapılarının girişlerine, mutfakta iş yaptığınız tezgahın önüne çok şirin durabilir. 
DIY Chevron Friendship Rug 3 from The Chalkboard Mag
DIY Chevron Friendship Rug 2 from The Chalkboard MagDIY Chevron Friendship Rug 4 from The Chalkboard Mag
DIY Chevron Friendship Rug 1 from The Chalkboard Mag


31 Mayıs 2012 Perşembe

Klasik Pimpirikli Hamile Halleri Vol: Bilmem Kaç


Normal hayatınızda ne kadar çok cool olmakla övünseniz de hamilelik kelimesi hayatınıza girdiği andan itibaren bu havalı itibarınız yerle bir oluyor. Çünkü hamilelik eşittir; pimpiriklilik, sürekli endişe etmek, panik yapmak, uykularınızın kaçması, bitmeyen kabuslar, eşe dosta mızmızlanmalar... vs.

Son 5 aydır ne kadar endişeli bir anne adayı olduğumu anlatamam. Bloğu takip edenler bilirler geçen sene apandistim patlamak üzereyken bile gayet rahat bir şekilde ''aman ne var ki biraz uzanayım geçer'' diye saçmasapan bir haldeyken şimdi doktorumu abuk subuk şeylerle taciz edip duruyorum. Bu halin trajikomik olduğunu bilsem de yine de sürekli aynı ruh hali içine düşmekten kendimi alamıyorum. Hatta bence tıpta örümcek fobisi, karanlık fobisi, yükseklik fobisi gibi kavramlar tıbbi terimlerle anlatılıyorken hamilelikte sağlık fobisi gibi birşey için de ciddi bir terim olmalı yani:)

Sizin de bu ruh hali içinde olup olmadığınızı anlamak için ufacık bir test yapalım mı? Soru 1: Ara ara rüyanızda bebeğinizle ilgili bir problem olduğunu ya da  onu kaybettiğinizi görüyor musunuz?,  Soru 2: Doktorunuzun ayda bir kontrole gel demesini yeterli bulmayıp daha çok kontrole gitmek istiyor hatta çaktırmadan arada bir içiniz rahat etsin diye başka doktorlara da kaçamak gidişler yapıyor musunuz? Soru:3 haftada en az 2 kere internette hamilelikle ilgili sorunları araştırıyor, kendinizle mukayese ediyor musunuz? Soru:4 karnınız ağrıdığı zamanlar ya önemliyse endişesiyle doktorunuzu arayıp nefes nefese bunu soruyor musunuz?

Bu sorulardan bir veya birkaçı evet ise yine hoş geldiniz klübe diyorum. Kendimden örnek verirsek bir ara internetten eve portatif bir ultrason cihazı almayı düşündüğümü söylesem  nasıl bir psikoloji altında olduğumu anlatmaya yeter mi?? :D Kesinlikle çok trajik görünse de bunun normal olduğunu düşünenlerdenim.
En azından kendisi de kadın doğum doktoru olan bir yakınımız hamile olduğu zaman neredeyse her gün bebeğinin sağlığıyla ilgili kabus gördüğünü anlattı. Yani şimdi mukayese edince tüm hayatı bu işin içinde geçen aklı başında bir doktor bile benimle aynı endişeleri duyuyorsa bu genel olarak pek çok kadının yaşadığı bir gerçek olmalı.

İlk aylar karın ve kasık ağrısı hissettiğim için panikledim ki bu vücut yapınızın değişmesi yüzünden çok çok normalmiş:D Daha sonra aniden burun tıkanmaları ve akabinde burun kanamaları oldu ki bu da çok normalmiş. Kalp çarpıntıları, tansiyon düşmeleri ya da yükselmeleri, ara ara giren bacak krampları da yine çok çok normalmiş:)))

Bu sebeple hamile arkadaşlara bir kez daha tekrar şunu söylüyorum ki; pimpirikli olmakta, endişelenmekte yalnız değilsiniz. Kocaman harflerle ben bu konuda ne kadar feci durumda olduğumu itiraf ediyorum. Şu an durumum bu ama geçici olduğunu biliyorum, en azından bebeğimizi sağlıkla kucağımıza alınca yine eski aklı selim günlerime geri döneceğimi biliyorum...
Bazen kocamızı, annemizi ve arkadaşlarımızı bu duygularımızla yorsak bile açıkçası ben şöyle düşünüyorum; bu 9 ay her şeyi yapmakta özgürüz. Anneliğe adım atmak zor bir süreç, yaşadıklarımız da normal de alışık olmadığımız için yine zor ve herkes bize anlayış göstersin. Ve bizi tanımayan ama bu muhabbetlerimizi duyanlar da bize uzaylı gibi bakmasınlar:D herkese sevgilerrr



Enteresan Desenli Duş Perdeleri

Bloğuma yazı ekleme konusunda uzun zamandır tembellik yaptığım doğru ama birileri beni dürtükleyici mesajlar atınca silkelenip hemen anında konu ekliyorum. Özellikle bu mesajların arasından bir tanesi oldu ki (sevgili Deniz bu sözüm sana:) hakikaten panik oldum ve yazmak konusunda tekrar heyecan hissettim.
Neyse yeni konumuza geri dönersek; en son burada eklediğim konudaki gibi ara sıra Türkiye'de bulunmayan ama yine de ''olsa kesin ilgilenirdim'' modundaki şeyleri size aktarmaya çalışıyorum. En azından ileride burada benzerleri satılmaya ya da üretilmeye başlanırsa ben daha önceden görmüştüm ukalalığını yapmak sinsice hoşuma gidiyor.
Bu duş perdeleri ise yine Türkiye'de satışı olmasa da desenleri sebebiyle feci şekilde ilgimi çekti. Banyoyu sadece banyo diye düşünmeyerek sanki başlı başına birer oda gibi özenli gösterecek ve aynı zamanda da orjinal duracak duş perdeleri var. Benim favorim Tac Mahal'in baskısı oldu...Bu marka aynı zamanda yatak takımları da çalışıyor ki onlar da en az bu duş perdeleri kadar sevimliler. Ve bizim buradaki klasik dallı budaklı, çiçekli desenleri düşününce aradaki fark o kadar belli oluyor ki... Ayrıntılı bakmak isteyenler buraya ışınlansın.
7
6
5
4
3
2
1
source: denydesigns.com

29 Mayıs 2012 Salı

Hamilelik+Çitozlara Düşmanlık ve Ben

Hamile bir bayanın sürekli duyduğu yegane soruların başında yer alır ''Hamilelik nasıl gidiyor?'' sorusu....Hayatımda böyle bir soruya ''ya vallahi berbat bişey, hergün oran buran şişiyor, portakal büyüklüğünde selülitlerin oluyor, sürekli tıkınmak istiyorsun, özene bezene aldığın hiçbir kıyafetin içine giremiyorsun'' tarzı cevap veren görmedim:D
Ama dostlar şu an bu saydıklarımın hepsini yaşıyorum:))) Kabul eskiden bir Giselle Bünchen sayılmazdım, ama en azından 5 kilo versem fıstık gibi olurum klübünün üyelerinden biriydim.
Hamilelik hakikaten anatomik yapını tamamen değiştiriyor, bir gün uyanıyorsun ve aynada karşında bir yabancı duruyor. Hele ki karnın hafifçe belli olmaya başladıysa çok komik hissediyorsun. Başlarda bir an önce büyüsün karnın,  herkes anlasın fark etsin istiyorsun sonra büyüdüğünde de giysilerin olmadığı için şikayet ediyorsun...

Bir de sanırım ben öyle hissediyorum ama şu an giyemeyeceğimi bilsem de önüme öyle şahane elbiseler, etekler, topuklular çıkıyor ki; görür görmez yutkunuyorum sonra neyse olsun  ileride daha güzelini alırım diyip kafamı çevirip gidiyorum. Hele bugün Zara'da  görür görmez hipnotize olduğum pembe tütü elbiseye doğru ilerlerken çitoz kızın tekin önüme atlayıp 34 bedenine bakınca bir içlendim anlatamam. Ah çitoz kız seninle bir daha ki yaza karşı karşıya gelmeyi isterdim. Valla bir hırslıyım şu bebemi kucağıma alayım eskisinden bile zayıf olcammm:)))

Ama  şaka bir yana Akrep Nalan kadar olsam bile yine de şu an hissettiğim duyguların hiçbirini değişmezdim. Evinizde yaşatmaya çalıştığınız, her gün su verdiğiniz, özenle baktığınız o narin çiçeğe bile duygusal olarak bağlanabiliyorken içinizde günden güne büyümeye çalışan küçücük bebeğiniz bir anda hayattaki tek önceliğiniz oluyor. Hayatta tek şeyi sanırım koşulsuz hiç görmeden ve sesini bile duymadan sevebiliyorsunuz o da evladınız. Kuzucuğumuzu görmeye Allah nasip ederse 4 ay kadar kaldı, o zamana kadar eğer bunalmazsanız yaşadıklarımı ara ara özet geçerim. Zaten bebek alışverişi, hazırlıklarla ilgili ayrıntılı bir dosya hazırlamak niyetindeyim. Herkese sevgiler....
221169031669995258_K0L6Kh97_f

Gerçek ve Pahalı Çantaların Yerine Şirin Bir Alternatif

Pahalı çantaları görüp iç geçiriyor ama bir yandan da almaya kıyamıyorsanız my other bag trendi imdadınıza yetişiyor:))
Daha önce sokak modasıyla ilgili olan bloglarda moda ikoncanlarının ellerinde benzerlerini görmüştüm ama açık açık bir markanın bu tarzı uyguladığını ilk defa gördüm. My other bag isimli markanın sloganı şu; pahalı çantaların modellerini ucuza kolunuza takabilirsiniz!
Hermes, Alexander Mcqueen, Chanel, Balenciaga.. gibi bir çok markanın en beğenilen modelleri bez çantalara uygulanıyor. Açıkçası fikir olarak bana çok cici geldi ve kendim yapmayı deneyebilirim. Hatta düşünüyorum da plaj çantası olarak eğlenceli olabilir. Azıcık dikiş bilgisi bile işinizi halletmenize yarayabilir. Bunun için gerekenler sadece kumaş ve renk renk kumaş boyası..
Screen Shot 2012-05-12 at 12.41.45 AM

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Eski T-shirt'den Bileklik Yapımı

Bu aralar bir bileklik havasındayım sormayın. Renk renk aldığım ipliklerle çeşit çeşit desenlerde bileklikler yapıyorum. Akşam otururken feci şekilde kafamı oyalıyor. Aşağıdaki bu bileklik ise benim yaptıklarımdan tamamen farklı ama daha basit ve az zaman alıcı.
Gereken Malzemeler; eski bir t-shirt (her renk olabilir), orta kalınlıkta ip, yuvarlak şekilli mıknatıs, yapıştırıcı ve makas...
Yapımı; t-shirt'ü uzun şeritler halinde (yaklaşık 30 cm) kesin, aralarına yine aynı ölçüde iplerinizi  ekleyin ve hepsinin uçlarını birbirine bağlayın. İşlemi rahat yapmak için mandal tokayla bir yere tutturabilir ya da masaya koli bantıyla sabitleyebilirsiniz.
Screen-Shot-2012-04-05-at-10.40.57-AM

Saç örgüsü şeklinde ilerledikten sonra her iki ucu yapıştırıcınızla mıknatısa sabitleyin. Örgü kalın olacağı için başka türlü bir aparatla uçları kapatmak zor olacağı için mıknatıs iyi bir alternatif olacaktır.
Screen-Shot-2012-04-05-at-10.41.22-AM

Daha sonra t-shirt'den keseceğiniz ufak bir dikdörtgen parçayı yapıştırıcıyla mıknatısın etrafına sarın.  Bu şekilde mıknatıslara gelişi güzel yapışan örgülere bir nevi kamuflaj olacaktır. Ancak örgüye sabitlememeye özellikle dikkat edin çünkü kolunuza takıp çıkarırken bu yamanın hareket etmesi gerekecektir.
Screen-Shot-2012-04-05-at-10.41.10-AM

Ve işte ortaya çıkan orjinal bileklik.... Farklı renklerle daha eğlenceli görüntüler elde edebilirsiniz, aynı zamanda eski t-shirtlerini atmaya kıyamayanlar içinde süper bir değerlendirme yolu...
Screen-Shot-2012-04-05-at-10.41.32-AM

source


29 Nisan 2012 Pazar

Jessica Simpson'un Baby Shower Partisi

Bu senenin ünlü hamilelerinden biri olan Jessica Simpson için (muhtemelen bugünlerde doğum yapmıştır artık) geçenlerde dillere destan bir baby shower partisi düzenlendi. Benim ilk dikkatimi çeken ne kadar kilo aldığıydı, hatta neredeyse patlamak üzere.  Gerçi hiçbir zaman büyük konuşmamak lazım açıkçası ben de aşırı kilo almaktan feci korkuyorum :)
Baby shower'ı çok şatafatlı ve göz yorucu olmaması aksine şenlik havasında, dondurmaların, çiçeklerin olduğu, çocukların koşturduğu hoş bir bahar partisi gibi. Çok hoşuma gitti. Kenarda köşede Jessica Alba'nın ve bebişinin de olduğu dikkatimden kaçmadı.

27 Nisan 2012 Cuma

Mor Tüylü Çanta Yaktın Beni

Aslında özellikle renk takıntısı olan bir insan değilim ama nedense 2 senedir evimin her köşesi dahil olmak üzere tesadüfi şekilde mor renk etrafımı çevreledi. Sanırım içten içe verdiği pozitif enerjiyi seviyorum. Miroslava Duma dışındaki diğer sevdiğim stil ikonum Olivia Palermo'nun Elle dergisine verdiği bu pozdaki çanta hayallerimin çantası olmaya aday.  Yazın uzun bohem elbise ve sandaletlerle kombinlenecek inanılmaz güzel ve cici birşey. Çok beğendim çok Olivia'ya söylesem ödünç verir mi acaba?
purple2

Barbie'ye Kafayı Takmış Bir Kız

Bazı insanların düşüncelerine ve yaptıklarına akıl sır ermiyor. Ukrayna'dan kızın teki hayatı boyunca Barbie bebeklere takıntılı şekilde yaşamış ve daha yirmisine bile gelmeden bu uğurda bir dizi ameliyat olmuş. Yani anlamadığım zaten çok güzel bir kızın kendini beğenmeyip bir oyuncak bebeğe benzemek isteme fantezisini anlayamıyorum. Neyse çok şükür sağlıklı bir çocukluk geçirmişiz de böyle abuk subuk şeylere kafayı takmıyoruz:D

x_93e5f718
real-life-barbie-4
x_bb7414ad
x_fdc4ca01
real-life-barbie-8
source

Blog Widget by LinkWithin