30 Haziran 2010 Çarşamba

Siyah Kristalli Kelebek Kolye

Bu siyah kristalli kelebek kolye de yine daha önce yapıp ortaya çıkartmadıklarımdandı. Bir benzer modelini Aşk-ı Memnu'da Firdevs Hanım takmıştı, bende kendi kullanacağım şekle göre uyguladım. Kapatma bölgelerindeki minik boncuklu bölümü tığla ördüm; zaten en zahmetli tarafı da orası oldu. Ama sonucun buna değdiğini düşünüyorum. Aniden! takıya merak saracak olan arkadaşlar bu kısımları deneyip biraz zorlanabilir ders almalarını öneririm:)))Kocaman öpücükler

siyah kristal kelebek

siyah kristal kelebek2

29 Haziran 2010 Salı

Zara 2010 Lookbook

2hh2a2q
2lufgar
2mo2jrb
1413yus
i5ym9h
2gxjxqo

Eğlenceli Gelin Buketleri

Daha önce burada gelin buketlerinden bahsetmiştim. Bu seferde geli buketinde daha farklı ve daha eğlenceli bir şeyler arayanlar için minik bir derleme yaptım. Çam kozalaklarından tutun, ketenden yapılmış çiçeklere ve parıltılı broşlara kadar pek çok değişik seçenek gelin buketi olarak kullanılmış.Ben özellikle broşlu olan bukete bayıldım çok gösterişli değil mi?
gelin buket2
gelin buket1

28 Haziran 2010 Pazartesi

Mavi Saltanat Kolye

Biliyorsunuz uzun zamandır elimde kalan malzemeleri neredeyse kocaman, devasa bir fil şekline bürünüp evimi kaplamadan önce tüketme kararı almıştım. Çünkü gidişatım beni hakikaten tedirgin etmeye başladı, bir gün bu ıvır zıvır altında kalmaktan korkuyorum:))
İşte bu kolyeyi yapmaya da yine o tüketim niyetiyle başladım, başlarda biraz zorladı beni yapım aşamasında çünkü zincir sayılarını eşit tutturmak kolay değildi. Ama ölmek var dönmek yok ! sloganı eşliğinde zafere ulaştım:) Özellikle bohem elbiselerle ve sade bluzlarımla birlikte kullanmayı düşünüyorum...
mavi saltanat kolye

26 Haziran 2010 Cumartesi

Neşeli Haftasonları

4648318344_2092ede166_z
beauty in everything

25 Haziran 2010 Cuma

Özel Geceler İçin Saç ve Makyaj Modelleri

Özel günlerde saç ve makyaj konusunda en büyük sıkıntımız aklımızda olan modeli karşımızdaki insana bir türlü anlatamamızdır. Ben o sebeple istediğim modelleri ya cep telefonuma kaydederim ya da bir dergideyse onu kesip götürürüm böylece olabilecek kötü riskleri azaltmış olurum.Geçen haftalarda özel bir geceye katılacak olan Didem yaşına gidebilecek saç ve makyaj modelleri konusunda fikir almak istemişti. Eğer sizde aynı düşünceler içindeyseniz hadi bakalım bu dosya önce Didem'e sonra da sizlere gelsin:)
prom9
prom8
prom7
prom6
prom5
prom4
prom3
prom2
prom1

Aşk-ı Memnu'nun Takılarını Beğenenler Bu Takılara Bayılacak

Dün Aşk-ı Memnu'nun finali gerçekten oturduğumuz koltukta nefesimizin kesilmesini sağladı. Bana kızacaksınız belki ama ben en çok Bihter'e çok üzüldüm. Ve tabii ki en kızdığım da Behlül oldu! Düşünsenize hem Nihal'i, hem Adnan Bey'i, hem Bihteri, hem Beşir'i kaç kişiyi heder etti. Bazen insan kendi seçimlerini kendi yapar, girmemesi gereken yollara girer ve sonuç da aydınlık çıkmaz. İşte bunu gördük, izledik Aşk-ı Memnu'da...
Neyse bu kadar zaman Aşk-ı Memnu'da gördüklerimiz tamamen kendi modasını yarattı. Ayakkabılardan, elbiselere, takılardan iç çamaşırlarına kadar herşey moda oldu. Eğer dizideki takıları beğeniyorsanız sizler için hazırladığım bu karelerdekine de bayılacaksınız. Beyrutlu mücevher tasarımcısı Selim Mouzannar, hazırladığı bu zarif tasarımlarla dikkat çekiyor.
selim mouzannar2
selim mouzannar1

23 Haziran 2010 Çarşamba

Şehir Efsaneleri

Bu yazımı daha önce Cosmopolitan için yazmıştım ve şimdi arşivlerimde görünce sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz, yorumlarınızı ve fikirlerinizi bekliyorum...

tumblr_kubi076HtU1qztix5o1_500

Hepimiz şu siyah beyaz Türk filmlerinde kuru bir öksürüğün ardından ağzından kan gelen talihsiz kızın hikâyesini biliriz. Ölümcül hasta olduğunu öğrenmesinin ardından hemen sevdiği genci evine davet eder. Mümkün olduğunca zalim bir eda takınarak önce şuh kahkahalar atar, sonra hayatında bir başkasının olduğunu ve artık onunla yapamayacağını söyleyerek sevdiğini kendinden soğutur. Tüm bunlardan bihaber mahzun delikanlı sevdiği kıza esaslı bir tokat atarak kederini de beraberinde götürür ve başka birisiyle izdivaç yapar.
Filmin ana teması tabi ki sevdiğini kaybetmek hatta kendinden nefret ettirmek pahasına da olsa, onu kendi mutsuzluk girdabının içine sürüklemek istemeyen o kızın yüce aşkı üzerine kuruludur. Çünkü sevgi böyle bir şeydir; aldığın her nefes onunkiyle bir olmalı, kalp atışların sadece onu gördüğünde deli gibi atmalı, kendi mutluluğundan önce onunki gelmeli, her şeyin en güzeline, en iyisine o sahip olmalı, hayatında elem keder nedir bilmemeli…
Kulağa hem çok komik hem de bir o kadar tuhaf geldi öyle değil mi? Çünkü günümüz şartları göz önünde tutulursa iki kişiden birinin, bir diğerini bu denli düşünmesi ve neredeyse kendi mutluluğundan daha önce tutması çok da alıştığımız bir durum değil. Ama yine de pek çoğumuz romantik aşk filmlerinde kadın ve erkeğin birbirlerine duyduğu o masalsı aşka özenir ve gerçek hayatlarımızda bir kere de olsa böyle bir büyüyü yaşayabilmek isteriz. Ancak ne yazık ki zamanımızda böyle dillere destan aşklar yaşayan çiftler çok az, hatta bunu görebilmek neredeyse imkânsız diyebiliriz.
Peki, bu filmlere ve pek çok romana konu olan bu büyük aşklara ne oldu? Henüz küçükken kitaplarda okuduğumuz Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kamber, Leyla ile Mecnun gibi birbirlerine kavuşmak için engelleri aşan, ölümleri göze alan bu âşık hikâyelerine bugünlerde neden rastlanmıyor? Neden çoğu umut vadeden ve etrafa “biz aşığız”, “biz çiftiz” ,“bir bütünüz”, sinyalleri veren tüm birliktelikler jet hızıyla sona eriyor?
İşte tüm bu merak edilenleri şehir efsaneleri başlıklarıyla birlikte inceleyeceğiz.

Efsane 1) Sonsuza Kadar Beraberiz

Her yeni ilişkiye başladığımızda bunun uzun ömürlü olacağını ve nihayet yıllardır aradığımız o masal prensini bulduğumuzu düşünür, beklenen günün geldiğini gördüğümüz için Allah’a şükrederiz.
Hafta sonlarında sabah buluşmaları, birlikte yapılan kahvaltılar, iş çıkışlarında kapınızın önünde birden belirerek yapılan sürprizler, ofisinize gelen görkemli çiçek buketleri, sevgi dolu telefon mesajları, e-mail’ler, size hazırlanan özel akşam yemekleri ve sevimli hediyeler...
Bazen kendinizi farkında olmadan gelinlik tasarımlarını incelerken buluverirsiniz; hatta elinizde tutacağınız gelin çiçeğinin ne olacağı konusunda bile kendi içinizde bir fikir çatışmasına girilmesi muhtemeldir. Kim bilir önünüzde duran boş kâğıtlara kaç defa önce kendi isminizi ardından sevdiğinizin soyadını karalayıp imza denemeleri yapmışsınızdır? Ya da mutluluğunuzun meyvesi –ama- daha doğmamış çocuğunuza hangi ismi koyacağınız konusunda düşüncelere dalmışsınızdır? Geleceğe dair yapılan bütün planların içine artık o da dâhil olmuştur. Nihayet mutluluk kapımızdan içeri girmiştir ve dışarı çıkması gibi hiç bir ihtimal yok gibi görünmektedir.
Ancak hayatın durağan olmaması, zaman, çevre, şartların, olayların ve hatta bizlerin değişmesi gibi kontrol edilemez nedenler yaşamımızda bazı değişiklikleri de beraberinde getirebiliyor. Adını bile telaffuz etmekten korktuğumuz son olan “ayrılık”, ummadığınız bir anda bu mutluluk vagonundan ani bir duruş yaparak inmenizi sağlayabiliyor.

Bazı şeylerin sonsuza kadar sürmesini arzu etsek de gönlümüzden geçenlerin gerçekleşmemesi de sıkça olası bir durum. Bazen ilişkinin bitmesinin ardında, ele gelen dişe dokunur bir sebep bile olmayabilir. Her şey nasıl hızla bir çırpıda güzellikleri başlattıysa yine bir çırpıda son noktayı koyabilir.
Kimse sevdiğini düşündüğü kişiyle sonsuza kadar bir beraberlik amacıyla çıkılan bu yolda hayal kırıklığına uğramak istemez. Ama şu da bir gerçek ki, eğer bu ilişki kırmızı ışığa yakalandıysa “ille de devam etmeliyim, durmak yok” fikriyle hareket etmemeliyiz. Diğer tarafından bakın belki de sonsuza kadar beraber olmaya nail gördüğünüz kişi, “O” kişi değildir, en azından sizin hikâyenizde değil.
Hayatta her şeyin insanlar için olduğunu unutmamalı, iyi temennilerle başlangıçlar yaparak, özel hayatımızda umduğumuzu bulamadığımız zaman olanları kötü şans olarak değil, yaşanması gereken birer tecrübe olarak görmeliyiz. En önemlisi her şeye hazırlıklı olmalı ve işler ummadığımız gibi gittiğinde kendimizi örselenmiş, dünyası yıkılmış ya da yaşayan bir mutsuzluk örneği gibi görmemeliyiz.

Efsane 2) Aradığım Her şey O’nda Var

Bazen beğendiğimiz biri ilk zamanlar aradığımız her şeye sahip bir masal prensi gibi görünür. Öyle ki elimize bir kalem alıp liste hazırlasak aradığımız tüm özellikler onunla vücut bulmuştur. Yakışıklıdır, çekicidir, cömerttir, anlayışlıdır; güvenilecek, inanılacak ve asla şüphe duyulmayacak kadar dürüsttür. Neredeyse bildiğimiz tüm iyi özellikleri içinde barındıran şu matruşka bebekler gibidir, iyi bir özelliğinin ardından bir diğeri ortaya çıkar ve ardından yine bir diğeri… Hiçbir zaman yere göğe koyulamaz, dünya onunla daha bir güzel, daha bir yaşanılasıdır, hatta fevkaladeliğin sözlük anlamı onunla birdir.
Ama aslında tüm bunlar bir çeşit illüzyon, tamamen bir şehir efsanesidir, zira onu yakından tanıyınca pek çok olumsuz özelliğinin farkına varır ve gözümüzde büyüttüğümüz gibi süper ötesi bir varlık olmadığını anlarız. O da herkes gibi kusurlarıyla her gün sokakta karşılaştığımız alelade bir insan kadar olağandır. Bu durumla yüzleştiğinizde tası tarağı toplayıp, kısa süre önce mutlu mesut yaşadığınız hayal şatonuzdan bir an önce ayrılmak yerine bunun aslında zaten olması gereken bir süreç olduğunu idrak etmeniz gerekir.
Herkesin, karşısındaki kişi için gönlünden geçen ve “böyle olsa işte tam benlik” dediği belli kriterleri elbette vardır. Hatta kafamızda o kişi için belirlediğimiz bu uygunluk şeması, ilişkinin geleceğini şekillendirmesi ve ileride herhangi bir sürprizle karşılaşılmaması için gerekli olan bir adımdır.
Yalnız sunu kabul edelim ki kimse aslında tamamen hayal ettiği gibi mükemmel, dört dörtlük bir prense sahip değildir ve olamaz. Zaten her istediğinize sahip, tüm beklentilerinize uyan bir kişi olsa bile bu sefer sizin ona yeterli olmayacağınızı düşünmeye başlar, sürekli diken üstünde başka bir kadının ortaya çıkarak onu elinizden almasını dehşet içinde beklersiniz. Bu bekleme sürecindeyse, korku ve endişe o an devreye girerek hayatı hem kendinize hem de karşınızdakine zindan eder, belki de ilişkiyi sona doğru bizzat kendi ellerinizle götürürsünüz.
Aradığım her şey O’nda var” diye karar vermeden önce, hiçbirimizin mükemmel olmadığını, her birimizin kendine has zaaf ve erdemleri olduğunu unutmamalıyız. Karşımızdakini olduğundan daha fazla yüceltmek ya da daha fazla vasat olarak kabul etmeden önce ona biraz zaman vermeye çalışmanın hiçbir bir sakıncası olmayacaktır.

Efsane 3) Elmamın Yarısı Bir Yerlerde Beni Bekliyor

Günümüzde pek çok ilişki daha başlamadan, her iki tarafın da “daha iyisi de vardır” mantığıyla hareket etmesinden bitiveriyor. Kişiler birbirlerini daha tanıma fırsatı bile bulmadan hemen karşılıklı restini çekiyor, bu olmazsa diğeri olur diyerek bir sonraki ilişkilerine yelken açıyorlar. Yalnız, bilinmesi gereken bir şey varsa o da “Elmamın Yarısı Bir Yerlerde Beni Bekliyor” felsefesi kesinlikle doğruluğu kanıtlanmamış efsanelerden biridir.
Diğer yarınızı bir James Bond edasıyla her yerde merakla ararken önünüze çıkan bütün ipuçlarının üstüne basma ihtimaliniz de fazlasıyla mümkün. Eğer gerçekten sevmek ve bağlanmak için bir yola çıkıyorsanız ve kendinizi bu yola adamışsanız, hayalini kurduğunuz bu kişinin kime ve neye göre belirlendiğini düşünmelisiniz.
Bazen etrafımızdakileri memnun etmek için, bazen de kendi iç dünyamızdaki tutarsızlıklardan dolayı o an mutlu olduğumuz ya da yeni tanıştığımız kişilerle yetinmeyiz. Bu durumda onları bir çırpıda eleyerek hemen çürük sepetine atar ve henüz doğru kişi olup olmadığına kanaat bile getirmeden kapıyı suratlarına kapatırız. Çünkü üzerimizde daha iyisinin bizi bir yerlerde beklediğine dair o müthiş fikrin etkisi vardır. Bu fikrin getirmiş olduğu rahatlıkla ilişkiden hiçbir mücadele vermeden vazgeçebilirsiniz.
Hâlbuki o çok güvendiğimiz, başka bir yerde var olan sözde elmamızın yarısı aslında bizi gizemli bir ormanın derinliklerinde ya da dünyanın öteki ucunda beyaz atının üzerinde yola çıkmaya hazır şekilde bekleyerek zamanını geçirmeyebilir. Mutluluğumuzu baki kılacak kişi belki hemen yanı başımızdadır, beraber olmaktan zevk duyduğumuz o kişidir, belki her gün yüz yüze geldiğimiz bekâr komşumuz, iş arkadaşımız, ya da belki de çok yakında bir tesadüf sonucu tanışacağımız kişidir.

Kabul edelim, aşk maalesef günümüzde hiç de o kadar efsaneleştirdiğimiz gibi olmayabiliyor. Kim bilir belki Ferhat ile Şirin şu an günümüzde yaşasaydı, çıktıkları Katmandu seyahatinde daha uçağa binmeden, Ferhat’ın check-in noktasında önündeki 17’lik güzelim kıza çapkın bakışlar atması yüzünden kavga etmeye başlayacaklardı.
Bazen kendi fırsatlarımızı kendimiz yaratmalı, insanlara ikinci bir şans tanımalı, onları olduğu gibi kabul etmeli ve elimizin ulaşabileceği noktalara odaklanmalıyız. Aşk için ne çok fazla çabalamalı ne de çok fazla imkânsızlaştırmalıyız. Hayat bizim keşke, eğer, belki ve ama larımızı anlayışla karşılamayacak kadar bencil ve bir o kadar da katı. O yüzden şehir efsanelerini bir yana bırakın ve içinizden geleni yapın, tek doğru kendinizinki olsun. Kimin yanında mutluysanız, güvende hissediyorsanız ve kendiniz gibi olabiliyorsanız gerçek aşkın o olduğuna inanın.

2010 Yazının En Güzel Moda Detayları

Bu yaz ne moda, alışveriş listemizde ne olmalı diyenler için güzel bir kaynak...Ben güneş gözlüğüne ve kot cekete bayıldım...
yaz detay

Sende mi Britneyyy?

Britney Spears bence ne zamanki evlendi barklandı, çocuk sahibi oldu ondan sonra bu kiloları başından bir türlü atamadı. Hatırlar mısınız bir zamanlar nasıl güzel ve hayran olduğumuz bir vücudu vardı. Hatta her klibi çıktığında bende böyle zayıf olmalıyım işte diye kendime telkinler verip spor yapardım:)) Şimdilerdeyse bu selülitli haliyle görüntülenmiş. Sağlıksız yaşam eşittir selülit demektir. Umarım bir an önce eskisi gibi sağlıklı ve formda görürüz Britney'i...
britnet

Her Yaşa Uygun Gece Elbiseleri Modelleri (2)

Daha önce burada bahsettiğim ''Her Yaşa Uygun Gece Elbiseleri Modelleri'' post unun ikinci bölümüne geldik. Yine zevkli modellerle beğeninize uygun olabileceğini düşündüğüm güzel elbiseler var. Eğer biri ''hadi istediğinizi bedava alın, hemen şimdi götürün'' deseydi, bunlardan hangisini seçerdiniz? Ben başlayabilir miyim? İkinci karedeki tüm elbiseleri alıyorum izninizle:)))
11
10
9
8
7

Duvar Kağıtlarında Son Trendler

Özellikle şu bir kaç yıldır duvar kağıtlarına talep daha da fazlalaşınca, kağıtların tasarımlarında da çeşitlilik arttı. Eskisi gibi bir eve aynı desenden kaçar top duvar kağıdı kullanılıyorken şimdilerde her odaya, hatta her odanın farklı kısımlarına değişik desenler tercih edilmeye başladı.. Örneğin ben salonumda ultra sade, sedefli bir duvar kağıdı kullanıyorken, mutfağımda da bir o kadar simli ve eğlenceli bir duvar kağıdı kullandım. Pek çok arkadaşımız da bu sayede bizden ilham alarak duvar kağıdı arayışlarına girdi:)) Hala düşündüğümde kararımdan inanılmaz memnunum ve evin havasını fazlasıyla değiştirdiğine inanıyorum.
İşte bu aşağıdakilerde yine duvar kağıtlarındaki son trendlerden derlemeler...Dikkat ederseniz özellikle kuş ve kafes teması pek çoğunda işlenmiş. Eğer duvar kağıtlarını daha ayrıntılı incelemek istiyorsanız önce buraya, sonra buraya , ve ardından da buraya ışınlanalım:)
duvar kağıdı2
duvar kağıdı

21 Haziran 2010 Pazartesi

Masalsı Gelinlik Modelleri

Sevdiği kişiyle evlilik planları kuran ve o özel günde bir prenses gibi olmalıyım diyenler el kaldırsın!!!!Tamam peki o zaman şu aşağıdaki modellere bir bakmanızı rica edeceğim. Çünkü o kadar masalsı ve büyülü görünüyorlar ki sanki prensesler için hazırlanan bir gelinlik kataloğundan fırlamış gibiler...
Selena-600
Lismora-600
Brindi-800
Armane-600
Florenta-600

Carrie ve Mr.Big'in Saadet Dolu Yuvası:)

Herkese güzel haftalar diliyorum... Umarım herkes bol bol gezmiş, sevdikleriyle vakit geçirmiş ve güzel havanın tadını çıkartmıştır.
Sex and the City'e malesef gidemedim:( Bu kadar beğendiğim ve bugüne kadar takip ettiğim bir dizinin ikinci filmine gidememe sebebim sanırım gazetede okuduğum olumsuz eleştiriler oldu. Sanki izlersem ve filmi eleştirilenler de haklıysa bugüne kadar ki bütün beğenim uçup gidecek gibi hissediyorum ve sürekli erteliyorum...
Ama bu ne filmdeki moda detaylarını ne de filmle alakalı şeyleri takip etmeme engel değil. Dizinin olduğu günlerde Carrie'nin evine sadeliği sebebiyle bayılırdım. Şimdi de Carrie ve Mr. Big'in birlikte yaşadığı evin görüntülerine baktığımda aynı hayranlığı bu ev için duymamak elde değil. Yine sade, yine zarif ve yine müthiş giysilerle dolu kocaman bir giysi odası!!!!İncelemek isteyenleri buraya alalım...
3
4
5
6
1
2

18 Haziran 2010 Cuma

İlham Veren Bir Moda Editörü:Miroslava Duma (2)

Daha önce burada bahsettiğim stil ikonumuz Miroslava'nın ultra şirin ve ilham veren moda detaylarına devam ediyoruz.
10
9
7
6
8

16 Haziran 2010 Çarşamba

Her Yaşa Uygun Gece Elbisesi Modelleri

Bir ayakkabı post'undan sonra elbiselerden bahsetmezsek ayıp olurdu:) Sizler için çok geniş bir elbise derlemesi hazırladım. Her yaştan, her zevke, farklı renk ve modeldeki bu elbiseler eminim özel günleriniz için size ilham verecektir. İyi seyirler:))
6
5
4
3
2
1
nordstorm
Blog Widget by LinkWithin