30 Haziran 2009 Salı

Sofra Dekorasyonu Meraklılarının Dikkatine

Ailemle yaşarken çok da ilgi alanıma girmeyen tabak, çanak, sofra, dekorasyon işleri, ev hanımlığına geçiş yaptıktan sonra fazlasıyla kafamı meşgul eden şeyler arasında. Dışarı çıktığımda ilk baktıklarım giysi ve aksesuarken şimdi ev dekorasyonu bölümleri oluyor. Bana ne oldu hala anlamış değilim:)
Eve gelen misafirlere, özel ve farklı konseptte sofralar kurmak aslında çok eğlenceli bir şey. Misafirlerin gözlerinde yakaladığınız o beğeni ifadesi, sanki Pulitzer'e aday olmuşsunuz gibi haklı bir gurur içine girmenizi sağlıyor.
Her insan yeni başladığı bir konuda gün geçtikçe kendini sürekli geliştirmeli diye düşünüyorum ve bu gelişim süreci böyle bir platformda paylaşıma açık olursa eminim bu konuya ilgisi olanlar için biraz da olsa faydalı olacaktır.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Sofra Dekorasyonu Dosyası




Soframı tabaklara uygun olarak beyaz, pembe ve yeşil tonlarında düzenledim. Bence işin kilit noktası beyaz dantel masa örtüsü oldu. Canım annecim, ben rahat bir, sekiz dokuz yaşındayken başladığı çeyiz dizme olayını!!! ne zaman sabote etmeye kalksam "kızım bunları almaya kalksan ileride hiç bir yerden bulamazsın" derdi...Yıllarca biriken bu kadar dantel, örtü vs... geçenlerde aklıma geldi ve tarafımca yatak altındaki hazine dairesinden kullanım için gün yüzüne çıkartıldı:)El işi otoritelerince "rahibe işi" diye bilinen beyaz masa örtüsü, nostaljik ve aynı zamanda zarif bir görüntü sağlıyor. Yalnız bu dantel işlerini kullanırken, masanızı koruması amacıyla ilk kata mutlaka düz bir örtü serin.



Tabakların içine kullandığım servislere gelince; Bu "beyaz dantelli servisler" az önce bahsettiğim masa örtüsünün takımı...Eskiden televizyonun üzerine, aynalı vitrin içlerine, dolap raflarına koyulması için 6 ila 12 arası bir sayıda yapılan bu örtüler çok da güzel Amerikan servisi ya da peçete olarak kullanılabilir.

Beyaz dantel peçetelerimde kullandığım, "pembe güllü peçete halkaları" ise annemin imalatı. İkea'dan aldığımız cam kaselerin içinden çıkan karton halkaları, renkli kurdelelerle çevirip, Eminönü'nden yaklaşık 20 tanesi 5 lira civarında aldığımız güllerle tutturdu. Sizde elinizde halka şeklinde tahta, demir, karton farketmez herhangi bir şeyiniz varsa kurdeleyle çevirip daha sonra beğeninize göre boncuk, çiçek vs ile süsleyebilirsiniz.


Bence sezonun en havalı dekorasyon detaylarından biri "kafes tealight" lar.Bundan bir kaç ay evvel bu kuş kafesi şeklindeki objelerin büyük boylarından olanı gözüme kestirmiştim ama salonda çok fazla boş alan olmadığı için sofrada kullanmak için olanlarından aldım. Bu ufak beyaz tealight İkea'dan 12-13 lira civarında alındı. Üzerindeki yıldız figürleri içindeki mumu yakınca o kadar cici oluyor ki anlatamam. Eğer değişik modellerini de görmek isterseniz Boyner, Paşabahçe, Mudo ve Zara Home'dan bulabilirsiniz.
Kafes tealight ımı yine dantel detayıyla birlikte kullandım. Pembe tonlarındaki bu tığ işi minik dantel örtü o kadar zarif durdu ki masanın ortasında...


Bardak en sevdiğim ve önem verdiğim detaylardan biri. Özellikle farklı ve gerçekten kendini diğerlerinden sıyıran bardak modellerini beğeniyorum. Geçenlerde Boyner'de gezinirken gördüğüm Paşabahçe marka bu karaf bardaklar eskinin o süt şişelerini andırıyordu ve hakikaten çok sevimli ve özel bir havası var. Alt tarafı bardak diyip geçmeyin; tabağınızın yanı başında duran ve sofranın büyük bir kısmına eşlik eden bardaklarınızı özenle seçmenizde her zaman fayda var.
Ben bardakların boğum tarafına ince tül şeritler kesip bağladım ve ortalarına kesik ayna pulu yapıştırdım. Aslında tül yerine çeşit çeşit kurdelelerde bağlanabilir, bu tamamen size kalmış..

Bloğum için görsel olarak hazırladığım bu ilk sofra dekorasyonu hakkında görüşlerinizi bekliyorum.Bu fotoğrafları bloğumda yayınlayabileyim diye saatlerce titizlikle çekim yapan ve nerdeyse tüm stüdyosunu salona taşıyan aşkitoma teşekkürü bir borç bilirim. Ellerine sağlık...

Sephora'da Yüz Güldüren İndirim

Sephora, seneler evvel pek çok bayanın internet sitesine bakıp iç geçirdiği, sadece kendi yarattığı markasıyla değil, birbirinden kaliteli markaları bünyesinde toplayan bir kozmetik deviydi. Şimdi Anadolu yakasında olduğu için rahatça ulaşabildiğim Palladium Alışveriş Merkezinde de açılan Sephora, şu sıralar kendi markası ürünlerde süper bir indirime girmiş durumda. Ruj, göz kalemi, lip gloss, simli ve renkli farlar, göz altı kapatıcısı, pudra, dudak kalemi, rimel, fondoten, makyaj sabitleyici, bronzlaştırıcı pudra(terracota) gibi ürünler yaklaşık 3, 5, 10 ve 15 lira dan satılmakta. Ben yavru ağzı lip gloss, simli mor ve beyaz far, dudak kalemi ve lacivert göz kalemi aldım. Bu kadar şey toplam 24 lira tuttu. Bunların arasında en memnun kaldığım lip gloss oldu , ne yalan söyleyeyim son yıllarda kullandıklarım arasında en iyisi... Hem çok kalıcı, hem hoş bir kokusu ve lezzeti var, hem de rengi çok doğal...
Ben gittiğimde kapış kapış olan Sephora'nın özel marka indirimi şu anda ne durumdadır bilmiyorum, ama bir an evvel gitmenizi tavsiye ederim...

26 Haziran 2009 Cuma

Elveda Michael Jackson

Bugün sabah saatlerinde öğrendiğim ölüm haberinin ardından artık o en sevdiğim döneminde çok geride kaldığını anlamış bulundum. Bana göre 80'li 90'lı yılların en önemli isimlerinden biriydi Michael Jackson. Komşumuzun kızı ile birlikte minik siyah-beyaz televizyonumuzun karşısına geçip Thriller klibiyle birlikte dans eder, Smooth Criminal la birlikte moonwalk yapmaya çalışırdık. Bana göre muhteşem bir ses ve sahne yeteğine sahip, ama bir o kadar mutsuz, çocukluğunu bile yaşayamayan ve belki de hiç mutlu olamayan hüzünlü bir insandı. Neredeyse milyonlarca insana bahşedilmeyen bu yeteneği çok kısa sürede tüketip, başarısının keyfini bile hastalıklarla boğuşmaktan yaşayamadı.

Elveda Michael Jackson....

25 Haziran 2009 Perşembe

Assos Pırlanta ve Kutsal Emanet Yüzüğü

Biraz feminist bir yaklaşım olabilir ama, ben tüm kadın neslinin fiziki farklılıklar haricinde, erkeklerden çok daha mistik ve spiritüel olduğunu düşünüyorum. Biz kadınlar bazen bu duruma olan farkındalığımızı yitirip, yaşadığımız çağdaki erkek egemenliğinin zaman zaman ağır basması yüzünden kadın olmanın aslında gerçekten çok özel bir hediye olduğunu unutuyoruz. Allah'ın bize bahşettiği o özellikle -doğurganlıkla- insanlığın devamını sağlıyoruz... Kanımızla, bedenimizle, ruhumuzla emek vererek canımızı; çocuğumuzu sadece dünyaya getirene kadar değil, hayatları boyunca gözetip himayemize alıyoruz.
Assos Pırlanta' nın geçtiğimiz günlerde çıkartmış olduğu yeni yüzük tasarımı, kadınların ne kadar özel ve değerli olduğunu vurguluyor. Bir bebeğin anne karnındaki o müthiş görüntüsünü bir aksesuara taşıyan Assos Pırlanta; “Bu yüzükle anneler, dokuz ay karnında taşıdığı çocuğunu şimdi de elinin üstünde taşısın" konseptiyle dünyada bir ilke imza atmış.
Sadece kadınlara özel olarak tasarlanan Kutsal Emanet yüzükleri, yeni evli olmanın heyecanıyla sadece alyansını aksesuar olarak gören beni bile fazlasıyla cezbetti. Pırlantalarla çepeçevrelenen bu özel yüzük, kesinlikle çok orjinal görünüyor.

İnci ve Zincir Detaylı Stilettolar

Geçen yazdan beri almak için gözüme kestirdiğim krem renkli ayakkabıları gittiğim o meşhur balayı seyahatinden (Uzak Doğudan) bulup aldım. Benim özellikle ayakkabı konusunda,bir şeyi satın almam için gerçekten çok beğenmem ve içime sinmesi lazım. İşte bu incili ve zincir detaylı ayakkabıda da aynen böyle birşey oldu. Ayağıma bir boy küçük olmasına rağmen yine de çok severek aldım ve giyiyorum. Değişik ve farklı bir model olduğu için sizlerle paylaşmak istedim.

İncili Ayakkabı

19 Haziran 2009 Cuma

Eldeki Pembe Cici

Zaman geçtikçe bloğumun konseptinde daha iyi şeyler, olumlu farklılıklar yapma isteği duyuyorum ve uzun bir süredir aklımda olan yeni bir dosyayı açmaya karar verdim.
Sürekli alışveriş merkezlerini gezdiğim için neyi nerede bulup, daha uygun,ve daha iyi kalitede olabileceğini az çok biliyorum, bu sebeple elimden geldiğince yaptığım gözlemleri ve tavsiyeleri yararlanabilmeniz umuduyla sizlere bildireceğim. Bu arada kendime aldığım ve hoşuma giden detayları da sizinle paylaşmayı düşünüyorum.
İşte bu yeni dosyanın ilk konusu... Bu tatlı ciciyi reyonda görür görmez vuruldum. Bir kere el çantası (clutch) olmasının dışında öyle tatlı ve masum bir rengi vardı ki...Henüz siftahını yapmamış olsam da öylece dursun bana o da yeter.
pembe canta

14 Haziran 2009 Pazar

Kaçırılmaması Gereken En Moda Detaylar

Yaklaşık iki hafta önce çıktığımız Uzakdoğu seyahatinden pek çok anının yanında orada gözümüze takılan ve ilgimizi çeken tonlarca detayla geri döndük. Moda konusunda yersiz bir şekilde gereğinden fazla bir özgüvenle oralara giden ben, çok ağır şekilde şaşkınlığa uğradım. Sebebi çok açık...Çünkü bu konuda bizden bayağı bir adım öndeler. Nedeni ise o kadar aşikar ki... Çünkü birbirlerini taklit etmiyorlar, moda dergilerinde gördüklerinin birebir aynısını arayıp tarayıp üzerlerine geçirmiyorlar, aynı fabrikasyon ürünleri giyip, giymeyenlere ise lig dışı bakmıyorlar. Kısacası yenilikten, değişimden korkmuyorlar. Bu sebeple de çok farklı ama çok hoşa gidecek kombinasyon yakalamışlar ve insan onları bu şekilde görünce ben neden daha önce bunu düşünemedim oluyor..
Her neyse şimdi gelelim saadete. Uzakdoğu'da özellikle Singapur'da dikkatimi çeken ilk nokta şu oldu; yaşlısından gencine hemen hemen her kadın kolunda marka bir çanta olmadan markete bile gitmiyor. Çanta onlar için o kadar önemli bir husus ki... Louis Vuitton, Gucci ve Coach en çok rağbet gören markalar. Ama fiyatları orada uygun olmalı ki, herkes o yüzden almış diye düşünmeyin, çünkü bende öyle düşünüp ardından bakınmaya çıkınca fiyatların Türkiye'dekinden hiç bir farkı olmadığını şaşkınlıkla gördüm. Ama yine de bu onları durdurmamış ki bedava dağıtılıyormuşcasına çılgınca alışveriş yapıyorlar. Hatta bir kez Dolce&Gabbana mağazasının dışında %60 indirim yazısı asıldıktan sonra kadınların içeri girmek için uzun kuyruklar oluşturduğuna şahit olduk.
Giysi konusuna gelirsek... En çok giyilenlerin başında "daisy dukes"denilen mini kot şortlar ve kot etekler geliyor. Onun dışında, 90'lı yıllarda pek çoğumuzun bilinçsizce giymiş olduğu ayaktan geçmeli taytların, daha dar ve jarse olan versiyonu çok fazla kullanılmakta. Bu taytları kot şortlarla ve kısa eteklerle kullanıyorlar.
Bir dahaki sezon bizde kullanılması banko detayların başında ise "T-shirt Elbiseler" var. Normalde t-shirt'ten herhangi bir farkı olmayan, sadece boy olarak biraz daha uzun olan ve hareket etmeyi engellememesi için arka kısmının daha uzun bırakıldığı bu elbiseler özellikle şirin babetlerle kombine edilir gibi görünüyor. Yine uzun erkek gömlekleri bantlı kemerler eşliğinde çok fazla kullanılıyor.
Sadece Uzakdoğu'da değil şu sıra yurtdışı sokaklarına da taşmış olan "Modada Romantizm Büyüsü"ise mutlaka dikkat edilmesi gereken bir trend olma yolunda. Dantel ve zarif fırfırlarla süslenen giysiler, özellikle beyaz, krem ve yavru ağzı rengi gibi pudra tonlu renklerle tercih ediliyor. Tamamen vintage kokan bu trend, hem gösterişten uzak olup bir yandan da farkını ortaya koymak isteyenler için mutlaka kaçırılmaması gereken bir detay.
Diğer önemli bir detay ise Fiyonklar.... Özellikle elbiselerin ve bluzların yakasına kondurulan kocaman devasa fiyonklar giysilere sadece şirin bir hava katmakla kalmıyor, çok da kibar görünmeyi sağlıyor. Bana kalırsa fiyonk detayı kışın bile çılgınca kullanılacak. 2010 Sonbahar-Kış moda kreasyonunu çoktan hazırlayıp modaseverlere sunan tasarımcıların hemen hemen pek çoğu kazakların boğaz kısmında bu devasa fiyonkları kullanmış durumda...
Aksesuarlara gelirsek; Pembe el çantası ve Pembe Ayakkabı kesinlikle dikkate alınması gereken bir detay. Ben her ikisini de kaçırmadan temin ettim ve kullanmak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca şu an bizde zaten var olan Kızılderili esintileri taşıyan püsküllü ayakkabıların her rengi çok sıkça kullanılmakta. Çantalarda ise el yapımı yarım ay ve dairesel şekildeki hasır çantalar çok rağbet görmekte. Bu çantalar şu sıralar Zara'da yaklaşık 90-120 lira civarında satılmakta. Ama Kadıköy,Bakırköy ve Taksim civarında benzer modellerini bulmanız muhtemel.
Takı ve saç aksesuarlarında ise yine fiyonk ve büyük çiçekler hakim. Bunun yanı sıra benimde çok sevdiğim kelebek detayı hem saç bantı ve taç olarak, hem de kolye bilezik olarak yerini almış..
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sizin de eklemek ya da sormak istedikleriniz mail atabilirsiniz.
Sevgiler, modayla kalın...

9 Haziran 2009 Salı

Tekrar Merhaba...

Bloğumdan neredeyse bir ay olan uzak kalışım şu gün itibariyle bitmiş bulunuyor. Düğün, balayı, eve yerleşme derken bilgisayar başına oturmam çok zaman aldı. Ama bu kadar zamanın birikimi olarak çok sıkı moda detaylarıyla tekrar aranıza dönüyorum.
İlk olarak; şu sıralar yurtdışında çok fazla tutulan ve muhtemelen bir dahaki bahar-yaz sezonunda bizlere sıçraması muhtemel moda trendlerinden bahsedeceğim. Görüşmek üzere..
Blog Widget by LinkWithin