11 Temmuz 2009 Cumartesi

Mükemmel Kadın Olmak Bu Zamanda İşe Yarar mı?

Annem geçenlerde heyecan içinde, bana her kadının mutlaka okuması ve dikkate alması gereken bir mail atacağını söyledi. Hakikaten Güziş bu mail konusunda haklıydı; çünkü bu hemen hemen pek çok kadının olmaya çalıştığı o mükemmellik kalıbının aslında erkek genetiğine aykırı olmasına hitaben yazılmış çok düzgün bir yazıydı. Benim geçen sene Cosmopolitan için yazdığım köşe yazıma çok benziyor.Kim yazdı neden yazdı bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki ben bile bazen mükemmel olmak için o kadar çok çaba sarfediyorum ki çevremde yaşanan o güzel anların, o değerli zamanın uçup gittiğinin farkına bile varamıyorum. Bence en güzeli kendimizi hırpalamamak ve karşımızdakine elimizden gelenin bu olduğunu gösterebilmek.
Yazı hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum...
İşte o yazı;

Mükemmel Kadın Olmayın!

İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!

Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.

İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.

İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. “Benim neyim eksikti?” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.

İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar. Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.

Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.

Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.

Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.

İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar....

1 yorum:

amati dedi ki...

Yazar bir kadının neleri yapmaması gerektiğini gayet güzel özetlemiş de neleri yapması gerektiğine hiç değinmemiş.Bu tavsiyelere uyan ve bunları yapmayan bir kadının neleri yapacağının ucunu açık bırakmış.İşte bu noktada bence erkeklerin bu yapılanlara tepkisi ne oluru da irdelemek gerekir kanısındayım.Ama yazının ana fikrindeki gibi kimse için yaşamamaktan yola çıkarak,erkeğin tepkisi ne olursa olsun diyeceksek o vakit yalnız yaşayan ve sözüm ona köle olmayan kadınlarımızın da yalnızlığa ne kadar katlanabileceklerini konuşmamız lazım kanısındayım.

Blog Widget by LinkWithin