24 Şubat 2009 Salı

Bir Alışverişkoliğin İtirafları (Confessions of a Shopaholic)

Ve nihayet gitmeyi planladığım filmi izleyebildim. Aslında, klasik kız filmi olur mu, belki biraz sıkılırmıyım diye içimden geçirmedim değil, (ki ne kadar böyle düşünsemde klasik sabun köpüğü kız filmlerini maalesef çok seviyorum) ama filmin ilk başlangıç sahnesinden itibaren çok eğlenceli görüntüler ortaya çıkmış. Bir kere esas kızımız Rebecca çok renkli, muzip, eğlenceli, şirin ve bir o kadar saf bir kız. Alışveriş konusunda fazlasıyla takıntılı ve gözüne takılan her şeyi almak gibi bir zaafiyeti var. Filmin ilk yarısında o alışveriş yaptıkça sizinde yapasınız geliyor, o ayakkabılara tek tek bakıp iç geçirdiğinde sizinde içiniz geçiyor. Hatta kasiyer kıza kredi kartını uzattığı sırada yüzünde oluşan mutluluk ifadesi farkında olmadan sizin suratınıza da yapışıyor.
Ama kızımız bu kadar alışveriş delisi olmasına karşın bana göre çok da güzel giyinmeyi becerememiş filmde. Yine de ayakkabı ve çantalara denilecek bir söz yok. Hele son bölümde YSL vitrininin önünden geçtiğinde kalbim daha bir hızlı çarpmaya başladı.

Not: Bana göre de alışveriş dünyayı daha güzel kılar, ama herşeyde olduğu gibi denge unsurunu göz önünde bulundurmalı ve hepimizin içinde maalesef mevcut olan zaafiyetlerimizin birer kara delik gibi daha da fazla büyümesine izin vermemeliyiz.

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin